menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Madenci çocukları, çocuklarımız…

69 0
25.04.2026

8 yaşındaki Efe’nin babası 11 gün boyunca yaklaşık 200 km yürüdü. Ankara’ya girdi, polis şiddeti gördü. Açlık grevine başladı. Açlığının dördüncü gününde, okuldaki 23 Nisan gösterisini bırakıp gelen Efe, o gün doğan kız kardeşine hediye alamamış babasının yanında dikildi. Birlikte ağladılar!

Efe, babası aylardır maaş alamayan, tazminatları ödenmeyen, ücretsiz izinlere çıkarılan Doruk Madencilik işçisi babaların çaresizliğine çare olmaya gelen direniş çocuklarından biri.

Bu çocuklar, misal Çayırhan’daki kırtasiyecide kalemlere, silgilere, defterlere erişilmez mücevherler gibi bakan madenci çocukları… Babalarının veresiye defterine bakan gözlerindeki mahcubiyeti görmemek için başını eğen kırtasiyeci Tuğçe Hanım’ın içini ezen çocuklar…

Babaları Başbereket’ten Yenikent’e yürürken dinledim: 9 yaşındaki çocuğu ve hasta eşi için yürüyen İsa’yı… 5 çocuklu Akif’i… İçeride kalan 5 maaşın, 14 senelik tazminatın ve yer altında geçirdiği 15 yılın öfkesiyle, ama daha çok tek kız çocuğu için yürüyen Özkan’ı… “2 çocuğum perişan” diyen ve 20 bin emekli maaşı yetmediği için girdiği Doruk Madencilik’te de maaş alamayan ama isyanını “Saygılarımla” diye bitiren Yaşar’ı…

Ve 65 yaşındaki Nazım Abilerini…........

© Birgün