menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gezi Parkı’ndan Güvenpark’a…

47 0
02.06.2026

Tam da Gezi’nin yıldönümünde, Ankara’da iki farklı mekânda kritik iki toplantı vardı.

Gezi, öncelikle gelecek umudunu yitirmeye başlayan ve yaşam tarzlarına müdahaleye isyan eden her kesimden gencin, bir örgütsel merkez ve çağrı olmaksızın kendiliğinden harekete geçmesiydi. Gücü de güçsüzlüğü de buradaydı. Belli bir örgütsel merkezin olmaması genişliğini sağlamış, örgütsüzlüğü de sönümlenmesinin belirleyici nedeni olmuştu.

Gezi’nin “çocukları” büyüdü. Saraçhane’de onların küçük kardeşleri vardı ve benzer şekilde otoriterliğe itiraz ediyorlardı. Her ikisinde de bir başka gelecek inşa etme amacı, öfke, inanç, umut ve kararlılık vardı.

Gezi’nin yıldönümünde Ankara’daki iki “bayramlaşma”ya bakanlar, hangisinin Gezi’yi andırdığını, hangisinin Gezi’yle bir benzerliği olmadığını hemen fark etmiştir.

CHP Genel Merkezi önündeki “kalabalık” epeyce “organize”ydi. Salt bir davete koşmamış, getirilmişlerdi! Kürsüden kalabalığa akan duygu da bir gelecek inşası, bir iktidar yürüyüşü değil, orada ve o mekânın sınırları içinde yaşanacak bir hesaplaşmaydı! Heyecan, inanç, öfke, umut ve kararlılık varsa eğer, ancak o sınırlar içinde olabilecek kadardı. Her şey bir parti, bir........

© Birgün