menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Neoliberalizm, aşırı sağ ve solun arayışları: Üç kesitten dünya

54 0
06.10.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

İç gündemimiz bunca yoğun olunca bazen dış dünyadaki gelişmeleri yeterince izleyemiyoruz. İsterseniz bugün, “tebdil-i coğrafyada ferahlık vardır” diyerek üç farklı ama birbiriyle ilintili konuya odaklanalım. Küresel borç sorununu ve tahvil faizlerindeki yükselişi, Fransa’daki liseli ayaklanmasını ve Brezilya başkanlık seçimlerini birlikte ele alalım. Kısaca da olsa, her bir konunun Türkiye ile bağını kumaya çalışalım.

∗∗∗

BORÇ FAİZLERİNİN KESKİN YÜKSELİŞİ

Küresel bankacılık çevrelerinin araştırma kuruluşu Uluslararası Finans Enstitüsü’ne (IIF) göre küresel borçlar 365 trilyon dolar düzeyine ulaştı. IIF bu borçlar içinde, özel sektör ve gelişmekte olan ülkelerden öte, gelişmiş ülkelerin kamu borç düzeyinin tehlike oluşturduğuna işaret ediyor. Kurum bunu ekonomik büyüme temposunu düşürmemek için devasa bütçe açıkları verilmesine bağlıyor. Sınıfsal konumu gereği, konunun zenginlerden vergi almamaktan, Trump Amerika’sındaki gibi şirket vergi oranlarını düşürmekten kaynaklanan boyutuna değinmiyor.

Son dönemde yapay zeka (YZ) sektörünün devasa borçlanmaları da hem borçlanma miktarını artırıyor hem de kamunun daha maliyetli bir biçimde ödünç alabilmesine neden olarak, devlet tahvili faiz oranlarını yükseltiyor. Nitekim ABD 10 yıllık tahvillerinin faizi yüzde 5 psikolojik barajını geçerek yüzde 5,34’e kadar fırladı. Bu tahvil fiyatlarının düşmesi, yatırımcılarının zarara uğraması anlamına geliyor. ABD’nin kamu borcu da 40 trilyon doları aşarak GSYH’sinin yüzde 125’ine ulaşmış bulunuyor. Bu da haliyle faiz faturasının kabarmasına, bütçedeki en büyük harcama kalemi haline gelmesine neden oluyor. Türkiye’de “serbest yatırım fonları” adı verilen, borca dayalı riskli pozisyonlar üzerinden kar sağlamaya odaklı aktörlerin ABD’de yaygınlığı da endişeleri artırıyor.

10 yıllık ABD tahvillerinin faizleri İran savaşının öncesi Şubat 2026’ına göre 140 baz puan kadar yukarıda. Türkiye’nin dış borçlarının 539 milyar dolar olduğunu düşünürseniz, bu yıllık dış borç faiz yükünün 7,5 milyar dolar ağırlaşması demek. Kamu borçlanma kağıtlarından bu çıkış Avrupa’yı, özellikle Fransa’yı da sarsıyor. Fransız tahvilleri şubattan bu yana 180 baz puan artışla yüzde 5’e dayandı. Alman tahvilleriyle faiz farkı da 150 baz puanı buldu. Faiz yükünün de artışıyla Fransa’da 2027 bütçe açığı GSYH’nin yüzde 6,5’ine çıkma eğilimi gösteriyor. Lecornu başkanlığındaki hükümet 43 milyar avroluk bir kemer sıkma programıyla bu açığın yüzde 5’e indirilmesi için kolları sıvadı.

∗∗∗

FRANSA’DA OKULLARDA İSYAN VAR

Fransa’da liseli öğrencilerin........

© Birgün