NATO Zirvesi’nin ardından
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Ankara’daki NATO zirvesi daha toplanmadan galibin Türkiye olacağı ilan edilmişti. Adet olduğu üzere her iç ve dış gelişmeyi iktidarın başarısına, Erdoğan’ın liderlik vasıflarına yoran yandaş basının bu fırsatı kaçırması haliyle beklenemezdi. Nitekim daha konuklar Ankara’ya ayak basmadan Türkiye’nin gündem belirleyen, strateji üreten merkez ülke haline geldiği çoktan duyurulmuştu bile.
Aslında Ankara zirvesi hamaset edebiyatının doruklara çıktığı “tarihi” bir vaka şeklinde kayda geçti. Her yıl üye bir ülkede düzenlenen toplantı, “Dünya lideri Erdoğan’ın bütün devlet başkanlarını ayağına getirdiği” müstesna bir eşik diye sunuldu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na dünya liderlerinin biraz hayranlıkla, çokça da hasetle baktıkları yorumu yapıldı. “Bir devlet hafızası” mesajı veren Mehter marşından misafirlerin mest olduğu, Yeniçerilerin Osmanlı’nın azametini hafızalara bir kez daha kazıdığı nakledildi.
Hatta Erdoğan, liderlere, “Siz Yeniçeriyi iyi tanırsınız” dediğini ifade etti. (Mesela Kanada Başbakanı veya Trump ! ). Michelin yıldızlı şeflerin hazırladığı müstesna lezzetler konukların damaklarını çatlattı. En sonunda da liderlerin eline tutuşturulan mermileri hazır revolverler göz kamaştırdı. Bu arada yüzlerce NATO protestocusu hapse tıkılıyormuş, iktidarı eleştiren bir stand-up sanatçısı tutuklanıyormuş, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının savunma hakkı engelleniyormuş, sırası gelen CHP’li belediye başkanları derdest ediliyormuş… bu konular Batı medeniyetinden nasibini almış, bir zamanlar demokrasi, insan hakları konularında “hassasiyetleriyle” temayüz etmiş Avrupalı liderlerin gündemine bile girmedi. Rutin yayımlanan AB Komisyonu Türkiye Raporlarıyla zevahiri kurtardıklarını düşünüyor olmalılar.
ZİRVEYE TRUMP DAMGASI
Sadece bir noktada NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, “seçimler tabii ki önemlidir ancak demokrasi aynı zamanda özgür basın demektir” demekle yetindi. Rutte demişken kritik bir noktanın altını çizelim. Zirvenin genel kurgusu, geçtiğimiz yıl Lahey zirvesinde savunma harcamalarını artıracakları sözünü vererek hizaya gelen ABD dışındaki ülkelerin, Trump’ın şimşeklerini üzerine çekmeyecek düşük profilli bir hat tutturmaları üzerine oturuyordu. Kişinin şişkin egosunu tatmin etmek, her söylediğini onaylayarak gönlünü hoş etmek, bir anlamda deli güllabiciliğine soyunmak misyonu zaten “yalaka” damgası yemiş Rutte’ye düşüyordu. Çünkü hükümetlerini temsil eden diğer liderlerin Trump’a övgüde ileri gitmeleri halinde kendi iç........
