Kozmik takvime güncelleme
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Bazen gökyüzüne bakıp “Hiçbir takımyıldızı bilmesem nasıl hissederdim acaba?” diye düşünürüm. Büyük Ayı’yı, Kraliçe’yi ya da Avcı’yı görüp de o desenleri tanımadığımız bir gözle baksak gökyüzüne acaba yine bu şekilleri mi çıkartırdık o parlak yıldızlardan? Örneğin Picasso’nun da aslında ‘düzgün’ bir surat çizebiliyorken o ‘yamuk yumuk’ şekilleri resmedebilmesi, tam da böyle bir şey değil mi? Çok güzel bir çiçek çizebiliyorken çoğu kimsenin çiçeğe bile benzemediğini düşüneceği bir şey çizebilmenin aslında ne kadar zor olduğunu anlamak için belki de Büyük Ayı’ya bakıp cezve değil de bambaşka bir şey görebilme çabasına girmek işe yarayabilir.
2011 yılında Güney Afrika Astronomi Gözlemevi’ne gittiğimde ilk defa güney yarım küre gökyüzü ile karşılaştım. Aşina olmadığım onlarca takımyıldız arasında tam da bu hayalimi yaşıyordum aslında. Teleskobun uzun süreli gözlem ayarını yaptıktan sonra kalan vakitte “Buradaki takımyıldızların hiçbirini bilmediğime göre kendimce takımyıldızlar üretebilecek miyim bakalım?” diye uzun uzun gökyüzünü izlediğim olurdu. İlk gece yeni bir ülke ve yeni bir gözlemevinde olmanın verdiği heyecanla çok fark etmesem de ikinci gece bulutsuz gökyüzünde iki parça bulut görmüş, biraz garipsesem de çok takılmamıştım. Sonraki geceler aynı bulutların ısrarla aynı yerde yeniden göründüğünü fark edince anladım ki bulut sandığım şeyler aslında Macellan Bulutsularıydı. Bizden 163.000 ışık yılı ötede yer alan Büyük Macellan Bulutsusu (Large Magellanic Cloud) gökyüzünde Kolunuzu ileriye doğru tam uzattığınızda, yumruğunuzun genişliği kadar yer kaplarken, Küçük Macellan Bulutsusu bizden 200.000 ışık yılı ötede ve kabaca LMC’nin yarısı kadar bir yer kaplar. Her ikisi de farklı türlerde gökadalar olmalarına rağmen, gökyüzünde kapladıkları alan ve kolay fark edilebilirlikleri sayesinde teleskopların gelişmesinden çok daha önce keşfedilmiş ve yapılarına dair kesin bir bilgi olmaksızın adlandırılmış olmaları nedeniyle, literatürde gökada yerine bulutsu olarak kalmışlardır. Kuzey yarım kürede, çıplak gözle ancak aşırı karanlık bir yerdeyseniz görebileceğiniz........
