Ölülerin yaşayanlara bağışı
Hastanede odalarımızın bulunduğu katın koridorunda ağlayan bir genç görüyorum. HIV (Human Immunodeficiency Virus, AIDS hastalığının etkeni) infekte olduğunu ve bunun fark edilmesiyle işten atıldığını anlatıyor. Buna imza atan ise kurum hekimi. Bunun iki nedeni olabilir; hastalık hakkında bilgisi yok, bu yüzden korkusu var ya da hastayı damgalıyor ve cezalandırıyor. Olması gerektiği gibi şöyle bir rapor yazacağız: Hasta düzenli olarak kontrollerine gelmekte, kanında belirlenebilen virüs bulunmamakta, bu nedenle işe girmesinde, sürdürmesinde herhangi bir sakınca bulunmamakta.
Yine de cüzi miktarda kalmış olan hukuki dayanaklarından da söz ediyoruz. Damgalama insanlık tarihinin en kadim ve bitmeyen pandemisi. Irk, cinsiyet yönelimi, cinsiyet, kırılganlık hatta fakirliğin nefret öznesi olduğu korkunç bir zaman bu. İnsanlığın hekime, iyi hekime her zamankinden çok ihtiyacı var. Hekimlerin de insanlığa ve toplumla yeniden güven ilişkisi oluşturmaya derin bir gereksinimleri var. Toplumsal karmaşanın zirveye ulaştığı dönemlerde ve/veya kırılgan grupların gereksinimlerinde hekimlik çok katmanlı, özverili bir süreç de gerektirir. AIDS karmaşık, bağışıklık sisteminin ana hücrelerinin çöktüğü, bu zeminde enfeksiyondan kansere pek çok hastalığın gelişebildiği bir hastalık.
“HIV pozitif” ise AIDS’ten farklı bir tanım. Bu kişiler, virüs ile karşılaşmış, herhangi bir klinik belirtisi olmayan, tedavi alırlarsa da hiçbir zaman AIDS olmayacak kişiler. Düzenli tedavi ile bulaştırmadan, belirti vermeden yaşamlarını olağan biçimde sürdürüyorlar. AIDS hastalığı ile ilişkili en büyük talihsizlik, ilk tanımlandığı zamanda cinsel yolla bulaşan bir eşcinsel hastalığı olarak kayıtlanmış olmasıdır. Tabii bir de din istismarcıları ve onlarla hareket eden politikacılar var; hastalıkları ve ölümleri Tanrı’nın cezası, eşcinselliği ise sapkınlık olarak pazarlıyorlar. Oysa HIV, cinsel yönelim ya da kim olduğunuzu ayırmadan uygun koşulları bulduğunda bulaşabiliyor.
Bu virüs kan yoluyla, deriyi geçen dövme gibi, kulak, burun delme gibi basit ya da operasyon, diş çekimi gibi ciddi girişimlerle ve anneden bebeğe bulaşabiliyor. Daha çok hasta olduğunu bilmeyenlerden ya da kazara bulaşıyor. Tedavi altındaki HIV pozitif bir kişide virüs kanda belirlenemiyorsa ki tedavinin ilk birkaç ayı sonrasında kontrol sağlanıyor, bulaştırmıyor. Bu kişiler........
