menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaratıcı şüphe

23 1
28.01.2026

Tanıdığım balıkçıların çoğu şüpheci insanlardır. Belki de deniz insanı oldukları içindir. Her şey akışkandır onlar için. Coşkulu olsalar da kesin ve net cümleler kurmazlar pek, kuranlara da göz ucuyla bakarlar. Denizde kesinlik yoktur çünkü. Turgut Uyar’ın şiirinde yazdığı gibi: "Aşkım da değişebilir gerçeklerim de / Pırılpırıl dalgalı bir denize karşı"... aynı şiirin devamında da şöyle der: "Benim dengemi bozmayınız"...

Denge filan kalmadı artık. Hatırlıyorum da eskiden şüphe etmekten korkulmazdı. Bugünse tam tersine, kendisinden ya da düşündüklerinden emin olmayanlara iyi gözle bakılmıyor. Bir sürü yorumcu, siyasetçi, yazar, sanki tereddüt etmek başlı başına bir zaafmış gibi, nasıl da kendinden emin konuşuyor.

***

Şüphe bugün dağılma anlamına geliyor. Çünkü insan artık içsel olarak yeterince örgütlü değil. Şüphe bir zamanlar öznenin gücüyken, merkezin zayıflamasıyla birlikte tutunacak bir yerin kaybı gibi yaşanıyor. Yalan da olsa bir şeye tutunayım ihtiyacı öylesine baskın ki, hakikati arama zahmetine girilmiyor pek. Kimlik denilen şey giderek dışarıdan kurulduğu için belki de. Taraf, kamp, pozisyon; fikir olmaktan çıkıp neredeyse birer benlik protezine dönüşmüş.

Bu yüzden şüphe artık düşünceyi değil, kimliği tehdit eder hale geldi. “Yanılıyor olabilir miyim?” sorusu, çok hızlı bir biçimde “Ben kimim o zaman?” sorusuna dönüşebiliyor........

© Birgün