Seyirci kalınacak günler geçti
Arkadaşımız İsmail Arı’nın Sincan Cezaevi’ne gönderilmesinden bu yana 1 ay geçti.
İsmail, bayramda ailesini ziyaret etmek için gittiği Tokat’tan gece yarısı gözaltına alınıp Ankara’ya getirilmiş ve bir gün boyunca sorgulandıktan sonra 22 Mart gecesi tutuklanarak cezaevine konulmuştu.
Onu alelacele gözaltına aldırıp tutuklayan yargı, iş iddianameyi hazırlamaya gelince epey ağırdan alıyor. Aradan geçen 1 aylık sürede, “deliller” sabit olmasına rağmen iddianame hazırlanmadı.
Gazetecileri tutuklarken tavşan gibi, insanlar günlerini cezaevinde geçirmeye başlayınca ise kaplumbağa gibi hareket ediyorlar. Yargı, çalışma temposuyla bile özgürlükleri negatif yönde etkiliyor.
İşin garibi, bunlar artık şaşırtmıyor. Çünkü niyet apaçık ortada. Daha yargılama başlamadan İsmail’i ve gazeteciliği cezalandırmak, bunu yaparken de İsmail’in yeni skandalları ortaya çıkarmasını engellemek istiyorlar.
Benzer bir durum yazarımız ve bir günde el konulan TELE 1’in Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ için de geçerli. Merdan abi 176 gündür “casusluk” gibi duyanı acı acı gülümseten bir suçlamayla Silivri Cezaevi’nde tutuklu.
Merdan Yanardağ gibi yurtsever bir gazeteciyi “casusluk” suçlamasıyla tutuklamak, gerçeklikle bağı tamamen koparmak anlamına gelir ki zaten hazırlanan iddianame de bunun ikrarı niteliğindeydi.
İddianame, bu ağır suçlamanın altını........
