menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Talat Paşa, eşit vatandaşlık hakkı ve gizli tutulan iptali

11 0
01.08.2026

Talat Paşa'nın Şubat 1917 tarihli hükümet programı taslağında, halka ilan edilecek eşitlik maddesinin hemen ardından, gizli tutulması ayrıca kararlaştırılmış bir madde geliyor.

Şubat 1917, Talat Paşa açısından iki haftadan kısa bir süreye sığan üç işlemin ayıdır. Ayın başında sadrazamlığa geldi.

11 Şubat'ta vilayetlere genelge göndererek geriye kaç Ermeni kaldığının tespit edilmesini istedi. Onlardan geriye kalan mülklerin, evlerin, tarlaların hesaplanması da Talat’ın not tuttuğu bilgiler arasındaydı. 15 Şubat'ta Meclis'te yeni hükümetin programını okudu.

Bu programın taslağı, kendi el yazısıyla, özel evrakının arasından çıktı. Bugün elimizde yalnızca tek sayfası var. Sayfayı önemli kılan, maddelerin içeriği kadar, maddelerin sonuna parantez içinde düşülmüş notlardır. Bu notlar; hangi maddenin halka açıklanacağını, hangisinin hükümetin gerçek programı olarak saklanacağını gösteriyor.[1]

"Hükümet, bireylerin haklarına son derece saygı gösterecek; istisnasız her Osmanlı vatandaşı, anayasanın tanıdığı haklardan yararlanacaktır."

Sonundaki not: "Beyannameye geçecektir."

"Hükümet, Türk unsurunun yetenekleri ölçüsünde ekonomik ve toplumsal bakımdan güçlenmesini temel ilke edinecek ve yapılacak düzenlemelerde bu hususu göz önünde bulunduracaktır."

Sonundaki not: "Beyannameye girmeyecektir."

İstisnasız manipülasyonu

Birinci madde tek bir kelimeyle kuruluyor: istisnasız (bilâistisna). Anayasal hakların, hiçbir ayrım gözetilmeksizin bütün Osmanlı vatandaşlarını kapsayacağı vaadi; 1789'un eşitlik ilkesinin ve 1908 Devrimi'nin en temel talebinin yeniden ilanıdır. Jön Türk hareketi iktidara yürürken bu vaadi taşımıştı.

İkinci madde ise tam olarak bir istisnadır. Devletin iktisadi ve toplumsal düzenlemelerde tek bir unsuru esas alacağını, yani vatandaşlar arasında ayrım gözeteceğini söylüyor. Dolayısıyla birinci maddenin kapsamını iptal ediyor.

Bu noktada beklenen itiraz şudur: Türk unsurunun iktisaden güçlendirilmesi, geç kapitalistleşen her devletin başvurduğu türden bir millî iktisat politikasıdır; burjuvazinin siyasetlerinden biridir bu. Lakin itirazın cevabı sayfanın kendisindedir. Gizleme tercihi, politikanın kendi meşruiyetsizliğine dair devletin bizzat kendi ifadesidir.........

© Bianet