Doktor Hoca’dan geriye kalanlara dair*
*2004-2006 yılları arasında Diyarbakır Tabip Odası Başkanlığı görevini yürüten Dr. İlhan Diken, 12 yıl önce bugün aramızdan ayrıldı. İlhan Diken’in ağabeyi ve bianet yazarı Şeyhmus Diken’in, kardeşinin ölümünün 10. yılında kaleme aldığı “Doktor Hoca’dan geriye kalanlara dair” başlıklı yazısını yeniden paylaşıyoruz.
“Diyarbakır’a yaklaştığımızı, katettiğimiz yol ve süreden hissettiğim andı. Bir noktada aracı kullanan polise seslenerek, aracı durdurttu sivil polislerden biri. İndirdiler beni araçtan. Yolun kenarına çöktürdüler. Sonra biri kahkaha atarak ‘buraya kadar doktor, son duanı et, artık yaralı teröristleri tedavi edemeyeceksin’ dedi.
“Silahın şakırtısıyla namluya mermiyi sürdü. Ve o an film şeridi gibi otuz yıllık hayatım gözümün önünden akıp geçti. Buraya kadarmış, dedim kendime. Tek el silah sesi duydum. Ama vurulan ben değildim ve sağdım.
“Ve o polis bir kahkaha daha atarak ardından; ‘Bu kadar kolay mı sandın doktor’ deyip tekrar araca bindirdiler. Geldik Diyarbakır’a sorgular, birkaç günlük gözaltı ve bıraktılar.”
Bu gözaltı olayından sonra İlhan’ın tayini Diyarbakır’ın Bismil ilçesinden Diyarbakır merkezdeki Çocuk Hastanesine çıkmıştı. Orada çalışıyordu. Üzerinden çok zaman geçmeden bir süre sonra sabah saatlerinde hastaneden aldılar İlhan’ı.
O zamanlar doksanlı yıllarda gözaltı süresi on beş gündü. On beşinci günün akşam saatlerinde tutuklandı. “Yaralı bir PKK’liyi tedavi etmek”ten tutuklanmıştı.
Sormuştu sorgucular; “Hadi, Hipokrat yemini ettiğini biliyoruz, teröristi tedavi ettin. Neden ardından bize ihbar edip bildirmedin!”
İlhan’ın cevabı şu olmuş; “Ben hekimlik meslek etiğim ve bağlı olduğun Hipokrat yeminim gereği benden talepte bulunan her kim olursa tedavi........
