menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölüleri eve, yaşayanları hayata döndürmek...

35 0
tuesday

Zehra Kısaoğlu ve Süheyla Kaya 1999 yılında hayatlarını kaybettiler. Aradan yirmi yedi yıl geçti. Ailelerinin verdiği DNA örnekleriyle kimlikleri belirlendi ve 21 Eylül sabahı Kilyos’ta, kaldırımın altında tutulan bedenleri, daha doğrusu kemikleri, çıkarıldı.İnsanın cümleyi yazarken bile eli duruyor. Kaldırımın altından cenaze çıkarmak…Büyük sözlere, tutanaklara ve nutuklara gerek yoktur. Bir mezar bazen her şeydir. Bunu hepimiz, yakınlarımızdan sevdiklerimizden ve yüzleştiğimiz mezarlıklardan bir şekilde hissederiz. Bir insanın öldükten sonra isteyebileceği hiçbir şey yoktur artık. Ardındakilerin tek talepleri oluyor; onları insanlığımızın sınırları içinde tutmak. Bir isim vermek. Bir mezar bırakmak. Bir annenin, babanın, kardeşin, sevdiklerinin gelip başında durabileceği bir toprak parçası. Niye? Çünkü ‘yaşam, mezarda başlar’ denir. Eskiler de “Mirî bi navê xwe dijî” diyorlar. Öyle ya, her ölü/m adıyla yaşar. Bu nedenle Kilyos’taki kaldırımı sadece beton olarak göremeyiz.Altında bir dönemin siyasal zihniyeti var. Garzan Mezarlığı’ndaki cenazeler 2017 yılında çıkarıldı. Yıllarca süren DNA işlemleri,........

© Bianet