menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Muhataplığı reddeden barışı reddeder

33 0
07.05.2026

Gerçekten bazı şeyler tiksindirici. Mesela size zahmet bana eziyet önce şu tweeti okuyun. Hatta tweetine girmişken paylaşımlarına falan bakın. Anmaları, barış sevgisi, hukuk aşkına tanık olun öyle geri gelin.

Okuduğunuzu varsayarak devam ediyorum.

Tiksindirici taraflarından başında şu geliyor. Siyasetin en konforlu alanı, hiçbir risk almadan "demokrat" pozları kesmek olsa gerek. Sonra bir gün gerçek bir sınav kapıyı çaldığında, tüm sahte demokratlık pozları tuzla buz olur. Türkiye siyasetinde yıllardır "vicdan sahibi, evrensel hukuk normlarına bağlı, makul bir muhalif" portresi çizen hukukçu vekil Mustafa Yeneroğlu’nun, Kürt meselesinin çözümünde somut bir muhataplık ve eylem aşamasına gelindiğinde sergilediği refleksten, attığı tweetin insanı utandıran içeriğinden bahsediyorum. Elbette Yeneroğlu’nun söylediklerini şu an ciddiye almaya gerek bir durum yok. Fakat kendisi gibi düşünen çokça kişi olduğu için onun şahsında gidelim. Kendisi, bir anlayışın temsili.

En başta ifade etmek gerekirse, yazdığı şey “barış ihtimaline” karşı bir reddiyedir. Özenle seçilmiş, demokratik bir sosa bezenmiş kelimelerle yazılsa da özünde en katı, en ilkel ve en devletçi refleksleri barındıran milliyetçi bir açıklamadır.

Biraz daha yakından bakalım. Önce "Kürt sorunu çözülmeli, demokratikleşme şart" diyerek sorunu sözde tanıyor gibi yapıyor, ardından çözümün dünyadaki tek geçerli mekanizmasını (yani çatışan tarafların liderleriyle muhataplık kurulmasını) kökten reddediyor ve en nihayetinde bu reddiyesini "devletin ciddiyeti" ve "milletin hassasiyetleri" gibi kutsal zırhların ardına saklayarak meşrulaştırmaya çalışıyor. Bu tutum ile totalde şunu yapıyor, meselenin siyasal ve tarihsel doğasını sahte bir hukuk diliyle boğarak depolitize ediyor; yetmiyor, onu bitimsiz bir çözümsüzlüğe mahkûm........

© Bianet