Vakıf üniversitelerinde güvencesizlik: "Bölümler gelir-gider hesabıyla kapatılıyor"
İstanbul’daki vakıf üniversitelerinde akademik yılın sona ermesiyle birlikte yeni bir toplu işten çıkarma dalgası başladı. Sekiz akademisyen örgütü, meslek kuruluşu ve sendikanın dün (12 Temmuz) yaptıkları ortak açıklamaya göre 1 Ocak 2024 ile 8 Temmuz 2026 arasında en az 446 akademisyenin işten çıkarıldı. Kurumlar gerçek sayının daha yüksek olduğunu ve işten çıkarmaların “münferit değil, sistematik” hâle geldiğini belirtiyor.
İstanbul Arel, Maltepe, Beykent, Atlas, İstanbul Aydın, İstanbul Yeni Yüzyıl ve İstanbul Gelişim Üniversiteleri, işten çıkarmaların yaşandığı kurumlar arasında. Üniversite yönetimleri kararlarına “norm kadro fazlası”, ekonomik daralma, bölüm kapatma ve sözleşme süresinin dolması gibi gerekçeler gösterirken akademisyenler, kadroların üniversitelerin gelir-gider hesaplarına göre daraltıldığını söylüyor.
446 akademisyen işten çıkarıldı, vakıf üniversitelerinde ne oluyor?
İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Tuğçe Nur Biga ile Beykent Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Gönül Karabolu, bianet’e yaptıkları değerlendirmelerde işten çıkarmaların yalnızca akademisyenlerin çalışma hakkını değil, üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesini de tehdit ettiğine dikkat çekti.
"Ders yükleri kimi zaman haftada 15-18 saat"
Biga, kendisiyle birlikte Arel Üniversitesi’nden yaklaşık 10 akademisyenin işine son verildiği bilgisini paylaşırken, işten çıkarma kararlarının üniversitelerin maliyet ve gelir-gider hesapları doğrultusunda alındığını belirtti.
Özellikle vakıf üniversitelerinde bölümlerin mümkün olan en az sayıda akademisyenle sürdürülmeye çalışıldığını ifade eden Biga’nın aktardığına göre, üç öğretim üyesi ve iki araştırma görevlisinden oluşan asgari kadronun üzerindeki akademisyenler “norm kadro fazlası” olarak değerlendirilerek işten çıkarılabiliyor.
Her dersin kendi alanında uzman akademisyenler tarafından verilmesi gerektiğini söyleyen Biga, kadroların daraltılmasının eğitimin akademik niteliğini düşürdüğünü belirtti:
Devlet üniversitelerinde 10 saatin üzerindeki dersler için ek ders ücreti alınırken biz bu ücreti alamıyoruz. Ders yüklerimiz kimi zaman haftada 15-18 saate ulaşabiliyor.
Devlet üniversitelerinde 10 saatin üzerindeki dersler için ek ders ücreti alınırken biz bu ücreti alamıyoruz. Ders yüklerimiz kimi zaman haftada 15-18 saate ulaşabiliyor.
"Eğitim emekçilerini unvanlara bölerek yoksulluğu yönetemezsiniz"
“Hizmetinize ihtiyaç........
