İnsan hakları savunucuları ve barış
İnsan hakları mücadelesinin özü barış olduğundan insan hakları savunucularının da çalışmalarının asli konusu barıştır.
Hak mücadelesini yürüten insan hakları örgütleri, sendikalar, hukuk örgütler, basın kuruluşları, kadın hareketi, çevre hareketi, LGBTI hareketi vb. geniş bileşenlerden oluşan insan hakları hareketi geniş alanlarda çok çeşitli faaliyetler yürütüyor.
Herkes insan hakları ve barış savunucusu olabilir
İnsan hakları savunuculuğu olmak için özel bir kriter bulunmuyor. Yaşamın her alanını ilgilendiren insan hakları konusunda çok geniş bir çalışma alanı var. Birey veya kolektif olarak insan hakları faaliyetleri yürütülebilir. Bir kişinin insan hakları savunucusu olarak değerlendirilmesine ilişkin yaygın olarak kabul gören iki kriter mevcut: insan haklarının evrenselliğini savunmak ve mücadeleyi barışçıl yollarla yürütmek.
Bu mücadeleyi verenler insan haklarının tamamını herkes için savunur. Örneğin, insan hakları savunucusu olup kadın haklarını, engelli haklarını, mülteci haklarını veya işçi haklarını savunmamak mümkün değildir. Ya da bir kişinin veya grubun ifade özgürlüğünü savunmamak tahayyül edilemez. Zira insan hakları savunucuları her koşulda ve herkes içindir.
Evrensellik ilkesine benzer biçimde insan hakları mücadelesinin barışçıl biçimde yürütülmesi de kritik önemdedir. Hak mücadelesinde şiddete yer yoktur. İhlallere yol açan yanlış politikalar, uygulamalar ve baskıcı hükümetler, rejimler karşısındaki mücadele insan hakları ilkeleri temelinde olur. Herhangi bir hakkın kullanımını şiddet yoluyla sağlamak insan hakları savunucularının zihin dünyasında yer almaz.
Esasen, sadece insan hakları mücadelesi değil hak savunucusunun yaşamının tamamında barışçıl çalışma görülür.
Şüphesiz ki, insan hakları savunucusu kimliğinin temel göstergesi olan bu iki en yaygın kriter barış savunuculuğu için de geçerlidir. Barış da herkes içindir ve inşası da demokrasi ve insan........
