İHD 40 yaşında | Hak ihlallerine karşı 40 yıllık mücadele
İHD’ye emek veren herkese minnetle.
17 Temmuz’da İnsan Hakları Derneği 40. Yılını kutlayacak. Parçası olmaktan onur duyduğum İHD’nin 40 yıllık mücadelesini bir yazıyla anlatmak imkansız. O nedenle, ne yazarsam yazayım birçok yönden eksik kalacak. Bu eksikliklerin mazur görülmesi dileğiyle.
Hak bilinci ve insan onuru
İHD’nin 40 yıllık mücadelede en büyük kazanımının toplumdaki hak bilincinin gelişmesine sunduğu katkı olduğu kanaatindeyim. Hak ve özgürlüklerin temelini oluşturan insan onuru kavramının yaygınlaşması bir diğer önemli kazanımdır.
İhlallerin üstünü örttüğü hakikatin ortaya çıkarılması için çaba sarf ediyoruz. İhlallerin görünmez kılmaya veya sesini kısmaya çalıştığı kişileri ve toplumsal kesimleri görünür kılmaya, seslerine ses olmaya gayret ediyoruz. İhlallerin haksızlık ve adaletsizlikle sonuçlanmasından dolayı adalet talebini yükseltiyoruz.
İhlalleri tamamen ortadan kaldırma kapasitesine sahip barışın sağlanması için mücadele ediyoruz.
İHD bir okuldur. Dernekteki çalışmalarda her an öğreniyoruz. İHD’deki öğrenme ortamını insan hakları bilgisi, teorisi kadar -ve belki de daha çok- insan hakları mücadelesinin pratiği oluşturuyor.
Dernekte her dönem çeşitli komisyonlar kuruluyor. Bu komisyonlar hakkı ihlal edilen kişilere hukuki destek sunuyor. Benzer şekilde, insan hakları alanında raporlama, savunuculuk, farkındalık arttırıcı çalışmalar yürütüyor.
Mücadelede kararlılığı, insan ilişkilerinde vefayı ön planda tutuyoruz.
Önceki kuşakların deneyimden öğreniyor, yeni kuşakların enerjisinden besleniyoruz.
Mücadelenin öncüsü olan dernek
İHD sadece insan hakları alanında değil coğrafyamızdaki toplumsal mücadelenin öncüsüdür. 12 Eylül karanlığında bir araya gelen 98 kurucumuz İHD’nin mücadelesinde özel bir yere sahip. İHD’nin öncü rolünü belirleyenlerin başında gelenler ise hapishane önlerinde sevdiklerini bekleyen anneler ve aileler oldu.
Kurucularımız 12 Eylül’ün yarattığı ağır tablonun farkında olarak İHD’nin kuruluş çalışmalarında yer aldı. Cunta rejimi o dönemde insanları hak sahibi özne olarak değil her türlü gayri insani müdahaleyi yapılabilecek kişiler olarak görüyordu. Toplumda korku iklimi yaratmayı amaçlayan hak ihlallerin tamamını saymak mümkün değil. Sadece birkaç örnek;
650 bin kişi gözaltına alındı ve 90 güne varan gözaltı sürelerinde ağır işkence gördü,
1 milyon 683 bin kişi, komünist, Alevi, Kürt, dinci, şeriatçı denilerek fişlendi,
7 bin kişi için idam cezası istendi, 517 kişiye idam cezası verildi,
388 bin kişiye pasaport verilmedi,
30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı,
525 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldı,
171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi,
Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi,
23 bin 677 derneğin........
