menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimliklerini nefret değil, sevgi belirliyor!

40 0
17.09.2026

20 binden fazla kadının, erkeğin ve çocuğun cinsel saldırıya uğradığı 90’ların Bosna Hersek savaşında strateji olarak da kullanılan mevzubahis eylemin sonucu olarak kaç çocuğun dünyaya geldiği bilinmiyor.

Leyla, Ayna ve Alen kendileriyle alakalı hakikati öğrendikten sonra ister istemez yaşadıkları psikolojik çalkantıları atlatıp yalnız kendilerine değil, aynı tecrübeyi yaşayanların tümüne faydası dokunacak faaliyetlere odaklandılar. Farklı farklı mazilere sahip kahramanlarımız bugüne gelmelerini mümkün kılan fedakâr yakınlarına minnet hislerini defalarca ifade ettikleri gibi birbirleriyle dayanışma içine girerek damgalanma, ayrımcılık, çözümlenmemiş kimlik meseleleri ve bürokratik engeller hususunda  mesafe katetmekte de muvaffak oluyorlar.

Künyesinde kadın sinemacı Slađana Lučić’in adını yönetmen ve senaryo yazarı hanelerinde gördüğümüz Kimlik (Identity) adlı ibretlik belgesel 32. Saraybosna Film Festivali'nde geçen ay dünya prömiyerini gerçekleştirdi. 2026 Hırvatistan/Bosna Hersek ortak yapımı 75 dakikalık belgesel meseleyi hak ettiği ciddiyetle işliyor, kahramanlarını birer kurbandan çok mütevazı birer direnişçi olarak tanıtıyor; kolaylıkla düşülebilecek duygu sömürüsü tuzaklarından kaçınıp mümkün olduğunca objektif bir tavırla işin “pornografisine” prim vermiyor.

Kısacası kahramanlarının da ifade edip perdeye birebir yansıttıkları biçimde tercihini nefretten değil, sevgiden yana kullanıyor. Nefretin yıkıcı tarafını gayet iyi bilen Ayna, Alen ve Leyla daha güçlü olduğuna inandıkları sevgiyi seçiyorlar ve sevginin nefreti durdurabileceğine inançlarını dile döküyorlar. İnsanın kendisine zararı dokunmuş herkesi affetmesi, yepyeni köprüler kurması ve evrene umut aşılaması ancak böyle tecrübeleri yaşayanlara dair bir meziyet olabilir mi?

Yoksa Alen’in dediği gibi hayatta gerçek başarının sırrı nefret ve intikam hislerini aşmaktan mı ibaret?

"Annem benden nefret ediyor!"

Ayna bir tecavüz sonucu dünyaya geldiğini öğrendiğinde ilk tepkisi “Annem benden nefret ediyor!” olmuş. Bu hakikatten kaçmak istemiş ve aynı zamanda eziyet olsun diye kendini bir “nefret çocuğu” olarak damgalamış. Lakin annesine tecavüz etmiş olan adamın kimliğini bilmesine rağmen adını resmen açıklamamayı seçmiş.

İki çocuğa sahip bir aile reisi olmuş biyolojik babasını afişe ettiği taktirde hayatlarının kararacağına inandığı kardeşlerini bu azaptan azade tutmayı seçmiş.

Ayna onu ancak, aynı suçu bir daha işleyememesini sağlayacak hapis cezasını çekerken görmeye razı........

© Bianet