menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Arınmaya, helalleşmeye, barışa davet

66 0
06.09.2026

Her Eylül ayı geldiğinde 1 Eylül Barış Günü'nün ardından 6-7 Eylül saldırıları akla gelir. Önce barış dilekleri haber yapılır ardından 6-7 Eylül anılır. Tam da bu noktada bir gazeteci dostumun, Ermenilerin her yıl 24 Nisan'da akla gelmesine dair sözlerine hak vermeden geçemeyeceğim. Ama bu bahane ile de olsa arınma, barış, helalleşme gibi kavramların sıkça konuşulduğu bir dönemde 6-7 Eylül'ü anmadan geçmek olmaz.

Herşey Selanik'te Atatürk'ün evine konan bombanın patlaması ile başladı. Prof. Dr. Ayhan Aktar, Yunan polisinin yaptığı araştırmaya göre bombayı Yunanistan’daki Türk azınlığından Oktay Engin’in koyduğunu ve 6-7 Eylül olaylarından 5 yıl sonra kurulan Yassı Ada Mahkemeleri sırasında Engin’in Türk istihbaratı adına çalıştığını ileri sürdü.

6-7 EYLÜL'DE NELER YAŞANDI

"Vur Dediler Vurduk, Kır Dediler Kırdık'

O gün yaşananlar sıkça yazıldı, uzun uzadıya anlatmayacağım. Asıl altını çizmek istediğim insanların bir anda nasıl düşmanlaştırıldığı, yanyana binalarda komşuluk yapanlar nasıl oldu da komşusunu yağmaladı. Kapalıçarşıda simit satan ertesi gün nasıl zengin olup sonrasında müteaahitlik yaptı.

1954 yılında Kıbrıslı Rumlar, dönemin İngiliz sçmürge yönetimine karşı Kıbrıs halkının kaderini tayin hakkını Birleşmiş Milletler'e taşıdı. Kıbrıslı Rumların Yunanistan'a bağlanma fikri Türk ve Rum halkını karşı karşıya getirdi. O yıllarda Türkiye'de basın sık sık İstanbul'da Rumların nasıl refah içinde yaşadığı yazılıyor ve Batı Trakya'da yaşayan Türk nüfus ile kıyaslamalar yapılıyordu. Dönemin başbakanı Adnan Menderes tarafından da desteklenen 'Kıbrıs Türktür Cemiyet' (KTC) de büyük şehirlerde çalışma yapıyordu.

6-7 EYLÜL 1955'İN İKİ TANIĞI ANLATTI

"Anneannem Evinin Yıkılışını Alkışlayarak İzledi"

6 Eylül günü yüzlerce, binlerce insan sokağa dökülmüştü. Kimi evleri, dükkanları kimi kiliseleri tahrip ediyordu. İnsanların bir kısmı yıllardır birlikte yaşadıkları komşularını korurken bazılar komşuların evini talan ediyordu. O dönemde adada yaşayan Türkiye Milli Takım oyuncusu Lefter Küçükandonyadis de saldırganların hedefindeydi, saldırganlar teknelerle gelmişti ancak ada halkı saldırıyı engelledi.

Peki kimdi bu insanlar? Rakel Dink'in söylediği gibi çocuktan katil yaratanlar kimlerdi?

Olayların ardından Demokrat Parti "komünist tahriki" iddiası ile komünist ve aydınları gözaltına aldırdı ve tutuklandılar. Aralarında Aziz Nesin, Kemal Tahir, Hasan İzzetin Dinamo, Asım Bezirci gibi 'fişli komünistler' olarak anılan 48 kişi kışkırtıcılık ile suçlanmıştı. Gözaltına alınanların bir kısmı yağmacılar, bir kısmı ise milli duyguları ile galeyana gelenler olarak nitelendiriliyordu.

6-7 Eylül 1955'i Basın Nasıl Gördü?

6-7 Eylül Olaylarında Basının Rolü

Yaşananların ardından 5 bin 104 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların büyük çoğunluğunu KTC üyeleri ve taraftarları oluşturuyordu.

Ayhan Aktar 6-7 Eylül'ü konu alan çalışmasında KTC'yi şöyle anlatıyor:

Kurucuları arasında Hikmet Bil (Hürriyet gazetesinde gazeteci), Dr. Hüsamettin Canöztürk (TMTF Başkanı), Orhan Birgit (Yeni Sabah’ta gazeteci, avukat), Ziya Somer (öğrenci), Ahmet Emin Yalman (gazeteci), Hasan Nevzat Karagil (Kıbrıs Türk Kültür Derneği) ve Kamil Önal (gazeteci) bulunuyordu. Başbakan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü tarafından kabul edilen dernek yöneticilerine kamuoyunu........

© Bianet