"Dünyanın en büyük midyesi yok oldu gitti, hiçbir şey yapamadı kimse"
Akdeniz Koruma Derneği'nin kurucusunu tanımlamanın pek çok yolu var: Türkiye'nin ilk topluluk yönetimli deniz koruma alanının mimarı, Gökova Körfezi'nin on yılı aşkın süredir yorulmaz bekçisi. Ama belki de en doğru tanım kendi ağzından geliyor: "Denizde eşkıyanın karşısında biz duruyoruz."
Kızılkaya, 6-15 Mart tarihleri arasında Cenevre'de düzenlenen İnsan Hakları Film ve Forum Festivali'ne (FIFDH) katıldı. "Yeryüzünü Yeniden Vahşileştirmek" başlıklı forumda konuştu.
Festivalin bu yılki teması “Otoriter Rejimlere Direniş” ile Kızılkaya'nın hikayesi bu çerçeveyle beklenmedik bir yerde kesişiyor: Pankart değil tekne, slogan değil veri, sokak değil deniz.
Her şey bir fokla başladı. Endonezya'da araştırmacı, National Geographic için Asya-Pasifik'te fotoğrafçı olarak çalışırken Türkiye'ye döndü ya da döndürüldü. Gökova kıyısında bulunan, sonradan adı Badem olan ve Koç Ailesi tarafından sahiplenilen yavru bir Akdeniz fokunun rehabilitasyon sürecinde yakın dostu Mustafa Koç devreye girdi; fokun Datça'da bir okulun bahçesine çıktığını duyunca telefon etti: "Seninki çocuklarla oynuyor, buna bir şey yapalım." Kızılkaya Endonezya'daki işini bırakıp döndü.
Gökova'nın sualtı dünyasıyla karşılaştığında şok oldu. "İnanılmaz, sanki sualtında nükleer savaş olmuş, her şey yok olmuş" diye anlatıyor. O dönemde yürütülen büyük bir İspanya-National Geographic araştırması da aynı sonuca ulaşmıştı: Gökova, tüm Akdeniz'de balık biyokütlesi en düşük, ekosistemi en bozulmuş körfezdi. Aynı yıl küçük balıkçılar gelirlerinin yüzde yetmişini kaybetti.
2010'da Türkiye'nin ilk balıkçılığa kapalı deniz koruma alanlarının ilan edilmesinde rolü büyük, balıkçıları tek tek ikna ederek. 2012'de ise Akdeniz Koruma Derneği'ni kurdu. Kuruluş toplantısı, rahmetli Mustafa Koç'un teknesinde yapıldı. İlk devriye botları o tekneden indirildi.
Kızılkaya inşaat mühendisi. Deniz korumacılığına bu gözle yaklaşıyor: Sorun var, çözüm var, uygula. "Sokak protestosu çözüm getirici bir şey değil, en azından tek başına. Gidip yöneticinin karşısına oturun, verilerinizi koyun, alternatiflerinizi gösterin."
Bugün AKD, dünyada gece-gündüz devriye yapan tek sivil toplum........
