menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TİP: "Fon vurgunu kamu kurumlarının bilgisi olmadan yapılamazdı"

165 0
30.09.2026

Türkiye İşçi Partisi (TİP), kamuoyunda “fon vurgunu” olarak bilinen krizi ilişkin İstanbul Kadıköy’deki İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ile Parti Meclisi ve Bilim Kurulu Üyesi, iktisatçı Nazır Kapusuz katıldı.

Kadıgil’in açılış konuşmasının ardından Kapusuz, fon sisteminin nasıl çalıştığına ilişkin TİP’in incelemelerini anlattı. Şık ise soruşturma kapsamında gündeme gelen isimler, kamu kurumları ve siyasetle bağlantılı olduğunu söylediği ilişki ağlarına ilişkin iddiaları sıraladı.

TİP heyeti ayrıca fon krizinin yalnızca yatırımcıların kaybıyla sınırlı olmadığını, kamu kaynakları ve kamusal haklar açısından da sonuçları bulunduğunu savundu.

Kadıgil: Meseleyi birkaç çürük elmaya indirgemeye çalışıyorlar

Toplantının açılışında konuşan Sera Kadıgil, iktidarın yaşananları birkaç kişinin sorumluluğuna indirgemeye çalıştığını söyledi.

Devlet Denetleme Kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) yapısına işaret eden Kadıgil, soruşturmanın iktidardan bağımsız biçimde yürütülüp yürütülemeyeceğini sorguladı. Kadıgil şöyle konuştu:

“Bir skandal yaşıyoruz ve bu skandalı bize, üç beş tane çürük elmanın, devletimizin bütün imkanlarına ve seferberliğine rağmen yurttaşlarımızı dolandıran üç beş kişiden ibaret olduğunu ve bunun üzerine gidecekleri masalını bize satmaya çalışıyorlar.”

TİP’in toplantıyı yeni bir “bomba isim” açıklamak amacıyla düzenlemediğini söyleyen Kadıgil, meselenin kişilere indirgenmesinin sistemdeki diğer sorumlulukların görünmez kalmasına yol açacağını kaydetti:

“Bu iş, bir-iki kişinin magazin figürü gibi öne atılıp parçalanıp diğer herkesin, bu işin gerçek sorumlularının, bu sistemin kurucularının elini yıkayıp ve hatta güçlenerek bu işten çıkmasına bir fırsat haline getirilmemeli.”

Kapusuz: Bu bir balon ya da klasik anlamda Ponzi değildi

Kadıgil’in ardından söz alan Nazır Kapusuz, kamuoyunda fon sistemine ilişkin kullanılan “balon” ve “ponzi” tanımlarının tek başına yeterli olmadığını söyledi.

Kapusuz, sistemi farklı yatırım fonları, şirket hisseleri ve finans kuruluşlarının birbirleriyle bağlantılı biçimde çalıştığı “entegre” bir yapı olarak anlattı.

“Bu entegre sistemin hiçbir şekilde kamu gözetimi, onayı, izni ve katkısı olmadan yapılması mümkün değil” diyen Kapusuz, şöyle devam etti:

“Bu sistemde herhangi bir üst düzey yönetici veya kişi direnseydi, ‘Bu olmaz’ deseydi, bu sistem çökerdi zaten. Sistemin yürüyebilmesinin tek koşulu SPK’sından BDDK’sına, Takasbank’tan MKK’sına, Borsa İstanbul’dan Türkiye Varlık Fonu’na, Mehmet Şimşek’inden yardımcılarına kadar hiçbirinin bu sistemi kilitlememesi sayesinde kurulan bir mekanizmadır.”

Kapusuz’un anlatımına göre sistemde düşük işlem hacmine sahip şirketlerin hisseleri belirli fonlarda toplanıyor, yükselen hisse fiyatları fonların değerini artırıyor, ardından bu varlıklar başka fon ve finansal işlemlerde teminat olarak kullanılıyordu.

Kapusuz, yüksek riskli fonlara erişimde yatırımcıları koruması gereken mekanizmaların işlemediğini söyledi. Şöyle konuştu:

“Türkiye’de risk 6-7 gibi fonları almak önceden çok katı kurallara tabiydi. Ciddi anlamda bazı beyanlarınızı ispatlamak zorundaydınız. En az 1 milyon TL para yatırmak zorundaydınız. Ama şimdiki kurulan düzenekte bu anketlerin kolayca geçilebileceğini, 1 milyon olmadan 5-10 bin liralarla işlem yapılabildiği ortaya çıktı. Kamu gözetimi insanların bu tuzağa çekilmesinde herhangi bir engel koymadı.

Bu nedenle küçük yatırımcıların uğradığı zararda denetim mekanizmalarının da sorumluluğu var. İnsanlar parasını batırdıysa bunun bir nedeni devlet mekanizmalarının ona bir tuzak kurmasıdır.”

19 Mart bağlantısı iddiası

Fonlar arasındaki para ve teminat hareketlerinin birbirini sürekli beslediğini belirten Kapusuz, yapıyı “matruşka balon sistemi” olarak nitelendirdi.

Tasfiye sürecinde de fonların kağıt üzerindeki varlıklarıyla gerçek yükümlülükleri arasında ciddi bir uyuşmazlık ortaya çıkabileceğini anlattı:

“Tasfiye masası 100 birimlik hisseyi tasfiye etmeye kalkıştığında karşılığında 150 tane ortak görecek. Peki bu durumda tasfiye nasıl yapılacak. Sistemde insanların kendi paylarını bile almasını imkansız hale getirecek inanılmaz bir soygun düzeni kurulmuş.”

Kapusuz, fonların büyümesini 19 Mart 2025........

© Bianet