Hakan Tosun davası başladı: Sanıklar “kasten öldürme”den yargılanıyor
Gazeteci ve yaşam hakları savunucusu Hakan Tosun’un ölümüne neden olan saldırıya ilişkin Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin'in "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanacağı dava bugün itibariyle görülmeye başladı.
Gazeteci Hakan Tosun cinayeti: İki sanığa müebbet hapis talebi
Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 14.00’te başlaması gereken duruşma 14.45'te ancak başlayabildi. Duruşma öncesinde de Tosun'un yakınları, sevenleri ve yaşam savunucuları İncirli Metrobüs Durağı'ndan Bakırköy Adliyesi'ne yürüdü.
Çok sayıda basın mensubu ve meslek örgütleri temsilcileri davayı takip etmek üzere duruşma salonuna girmek istedi ancak heyet sadece yedi gazetecinin içeriye alınacağını söyledi.
Bunun üzerine kısa süreli tartışma çıktı. Polis kalkanları ile mahkeme kapısı önündeki gazetecileri sürükledi. Darp edilenler oldu. Avukatlar aracılığı ile yedi gazeteci salona alındı.
Hakan Tosun'un ailesinin avukatlarının ısrarı üzerine dışarıda kalan tüm yaşam savuncuları ve gazeteciler için ek salon açıldı. Dışarıda kalanlar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile davayı takip etti.
Duruşma Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGS) Genel Sekreteri Sibel Güneş ile CHP milletvekili Evrim Rızvanoğlu, EMEP milletvekili İskender Bayhan, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Başkan Yardımcısı Leyla Süren, Antalya Barosu ve Türkiye Barolar Birliği temsilcileri takip etti.
Hakan Tosun’un ailesi salonda hazır bulunurken sanıklar tutukldukları cezaevlerinden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.
Sanıklardan "Küfür etti" savunması
Avukat Cemal Yücel, öldürülen kişinin gazeteci ve belgeselci olduğunu vurguladıklarını belirterek, davayı çok sayıda kişinin takip etmek isteyeceğini ifade ettiklerini ve bu nedenle daha büyük bir salon talep ettiklerini söyledi. Ancak mahkemenin bu talebi kabul etmediğini aktaran Yücel, konferans salonunda yapılacak toplantının ardından duruşmanın oraya alınmasını talep ettiklerini, bu konudaki ısrarlarının sürdüğünü dile getirdi. Yücel, kamuoyunun duruşmayı sağlıklı bir şekilde izleyebilmesi için uygun koşulların sağlanmasını istediklerini belirtti. Mahkeme ise bu talebi reddetti.
Ardından sanıkların savunmalarına geçildi. Sanık Abdurrahman Murat, hayatını kaybeden Hakan Tosun’a rahmet dileyip ailesine başsağlığı ilettiğini, böyle bir olayın hiç yaşanmamış olmasını temenni ettiğini söyledi. Doğduğundan beri aynı mahallede yaşadığını belirten Murat, olay günü evdeyken Kadir isimli bir kişinin kendisini aradığını ve nişan davetiyesi vereceğini söylediğini, bunun üzerine dışarı çıktığında Hakan Tosun’u direğin orada gördüğünü ifade etti.
Murat, Tosun’un bira içtiğini, daha önce darp edilmiş gibi göründüğünü ve gözünün mor olduğunu fark ettiğini, bu nedenle ilk etapta kendisiyle iletişim kurmadığını söyledi. Daha sonra yeniden dışarı çıktığında Tosun’un aynı yerde bulunduğunu ve yine bira içtiğini gördüğünü iddia eden Murat, “Burada alkol kullanma” dediğini, ancak Tosun’un kendisine küfür ettiğini öne sürdü. Küfürlerin devam ettiğini ileri süren Murat, bunun üzerine Tosun’a omzuna doğru bir tekme attığını, ardından küfürlerin sürmesi üzerine başına değil gövdesine doğru vurduğunu dile getirdi.
O sırada arkadaşı Yusuf’un olay yerine geldiğini, mahalle sakinlerinin de toplandığını belirten Murat, bazı kişilerin Tosun’a bağırdığını söyledi. Bir arkadaşının “Adam çıkarıyor, işiyor” dediğini aktaran Murat, bunun üzerine yeniden Tosun’un yanına gittiğini ve yine küfürlere maruz kaldığını iddia etti. Tosun’un kendisine yumruk attığını, kendisinin de karşılık verdiğini ifade eden Murat, o esnada olay yerine kız çocuklarının geldiğini ve onları uzaklaştırmaya çalıştıklarını söyledi.
Çevrede bulunan bir çifte ambulans çağırmalarını söylediğini ancak çağrılıp çağrılmadığından emin olamadığını dile getiren Murat, bunun üzerine kendisinin ambulans çağırmak üzere olay yerine yöneldiğini, fakat orada bulunan kişilerin ambulansı zaten aradıklarını söylediklerini aktardı. Murat, “Keşke böyle bir şey olmasaydı, keşke elim kırılsaydı da yumruk atmasaydım. Bana çok küfür etti, beni tahrik etti”........
