Vegan Derneği: Hayvana yönelen şiddet topluma da yayılıyor
Sivil toplumun güçlendirilmesi ve birlikte çalışma olanaklarının artırılması amacıyla Temmuz 2023’ten beri yürüttüğümüz “Hak Örgütleriyle Buluşmalar” kapsamında 30’uncu görüşmemizi Türkiye Vegan Derneği ile yaptık.
Atölye BİA’da dün (21 Nisan) gerçekleştirdiğimiz buluşmaya IPS İletişim Vakfı / bianet adına Ceyda Sungur, Evrim Gündüz ve Sinem Aydınlı; Türkiye Vegan Derneği adına Kurucu Başkan Ebru Arıman ile Programlar ve İletişim Koordinatörü Öykü Yağcı Tonay katıldı.
Buluşmada derneğin kuruluş hikayesini, hayvan haklarına yaklaşımını, yaban hayatına ilişkin güncel yasal düzenlemelere karşı yürüttüğü mücadeleyi, vegan menü ve bitkisel ürünlere erişim çalışmalarını konuştuk.
Hak Örgütleriyle Buluşmalar
“Veganlık bireysel değil etik ve politik bir görüş”
Türkiye Vegan Derneği’nin 2006 yılında bir platform olarak kurulduğunu, 2012 yılında ise dernek statüsü kazandığını anlatan Ebru Arıman, kuruluşlarından bu yana türler arası eşitlik ve adalet ilkesini esas aldıklarını söyledi.
Arıman hayvanların mülkiyet nesnesi olarak görülmesine dayalı türcü sistemin dönüştürülmesini hedeflediklerini belirterek “Veganlığı yalnızca bir tüketim pratiği ya da bireysel yaşam tarzı olarak değil; sömürüye karşı etik ve politik bir duruş olarak ele alıyoruz” dedi.
Arıman bu yaklaşım doğrultusunda eğitim programları, hukuki mücadeleler ve savunuculuk çalışmaları yürüttüklerini ifade etti. Üniversitelerde vegan menü hakkı, cezaevleri ve hastanelerde bitkisel beslenme hakkı, kamu politikalarının izlenmesi ve farkındalık etkinliklerinin çalışmalarının başlıca başlıkları arasında yer aldığını aktardı.
“Yaban hayatına yönelik düzenlemeler yaşam alanlarını tehdit ediyor”
Son dönemde milli parklar ve yaban hayatına ilişkin yasal düzenlemelere dikkat çeken Arıman, sorunun hayvanların kentlere inmesi değil, insanların hayvanların yaşam alanlarına müdahalesi olduğunu anlattı:
Milli parkların yapılaşmaya açılması ve yaban hayvanlarının ‘tehdit’ gerekçesiyle öldürülmesini kolaylaştırabilecek düzenlemeler ciddi riskler taşıyor. Bu politikalar hayvanların yaşam alanlarını daraltıyor. Hayvanların şehre inmesi konuşuluyor ama asıl mesele insanların onların alanına girmesi. Yaban hayatını korumanın yolu öldürme yetkilerini genişletmekten değil, habitatları korumaktan geçiyor.
Milli parkların yapılaşmaya açılması ve yaban hayvanlarının ‘tehdit’ gerekçesiyle öldürülmesini kolaylaştırabilecek düzenlemeler ciddi riskler taşıyor. Bu politikalar hayvanların yaşam alanlarını daraltıyor. Hayvanların şehre inmesi konuşuluyor ama asıl mesele insanların onların alanına girmesi. Yaban hayatını korumanın yolu öldürme yetkilerini genişletmekten değil, habitatları korumaktan geçiyor.
Türkiye Vegan........
