menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir insan ömrünü neye vermeli: Hasret Gültekin

24 0
02.07.2026

Her 2 Temmuz’da bir kez daha ölürüm.

O ilk ölümüm, o sabah televizyon ekranının karşısında başladı. Kaç saat sürdüğünü bugün de bilmiyorum. Belki de hiç bitmedi.

O günden beri her 2 Temmuz’da içimde yeniden tutuşan bir şeyler var.

Yirmi bir yaşındaydım, akranıydım Hasret’in. Ankara’daydım. Gözlerim ekrana kilitlenmişti. Kalbim ateşin içindeydi. Aklım durmuştu. Sadece yanan bir kalple nefes alıyordum: Bu devleti asla affetmeyeceğim!

Çünkü Madımak’ta yanan yalnızca insanlar değildi. Türkülerdi. Stranlardı. Şiirlerdi. Halaydı. Semahtı...

Birlikte yaşama umuduydu. Bu ülkenin en güzel seslerinden biri olan Hasret Gültekin’in bağlamasıydı.

Behçet Aysan dizelerindeki; 

“Bahar mührünü vurmuş leylaklaraçmış, uzansam bir kiraz dalıiçimde koşup duruyor bir maralgelincik tarlaları çığlık çığlığaoralardan geldim baş eğmeden,” diyen insanlığın ortak vicdanıydı.

Hasret’in sesi bu sabah yine aynı soruyu bırakıyor önüme; Bir insan ömrünü neye vermeli? Cevabı Metin Altınok’un dizelerinde saklı olan:

“Bu yaşıma geldim içimde bir çocuk halaSevgiler bekliyor sürekli senden.İnsanın bir yanı nedense hep eksikVe o eksiği tamamlayayım........

© Bianet