menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa Avrupalılarındır!

33 0
17.06.2026

Avrupa ülkelerinde peşi sıra açıklamalar geliyor. Bu açıklamalara baktığımızda, sanki Avrupa bir “göçmen işgali”yle karşı karşıyaymış gibi bir algı oluşturulduğu görülüyor. Avrupa bugün göçü salt bir güvenlik sorunu, sınır meselesi ya da kültürel tehdit olarak tanımlamayı tercih ediyor.

Oysa Akdeniz kıyılarına, Balkan sınırlarına ya da Avrupa kentlerinin banliyölerine ulaşan insanların hikâyelerine bakıldığında, göçün yalnızca bireysel bir tercih değil, çoğu zaman Avrupa’nın da doğrudan veya dolaylı biçimde pay sahibi olduğu tarihsel süreçlerin sonucu olduğu görülür.

Sömürgelerden sınırlara: Avrupa’nın unutulan hafızası

Afrika’dan Ortadoğu’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada yaşanan savaşlar, iç çatışmalar, siyasi istikrarsızlıklar, ekonomik bağımlılık ilişkileri ve kaynakların eşitsiz paylaşımı, milyonlarca insanı yaşadıkları topraklardan kopardı. Bütün bu süreçlerin doğrudan bir parçası olan Avrupa siyasetinin önemli bir bölümü, bugün kapılarına dayanan göçün nedenlerini tartışmak yerine, sonuçları üzerinden bir korku siyaseti üretmeyi tercih ediyor. 

İsveç Parlamentosu, sığınmacılara yönelik kalıcı oturma izinlerini kaldıran hükümet destekli yasa tasarısını kabul etti. Yeni uygulamaya göre, 12 Temmuz’dan itibaren İsveç’te sığınmacı ve belirli diğer göçmen gruplarına yalnızca geçici oturma izni verilebileceği belirtildi. Öte yandan İsveç’in Türkiye’ye sınır dışı etmeye hazırlandığı trans aktivist Bella Demhat, iki haftadır Stockholm’e yaklaşık bir saat uzaklıktaki bir gönderme merkezinde tutuluyor.

2 Haziran’da İsviçre’de, sınır dışı edilmek üzere Zürih Havalimanı Cezaevi’nde tutulan Ahmet Tabu ve Mehmet Agid Bağdu, maruz kaldıklarını belirttikleri uygulamaları protesto etmek amacıyla açlık grevine başladıklarını duyurdu. Her iki isim de iltica süreçleri devam ederken gözaltına alındıklarını ve Türkiye’ye gönderilmeleri hâlinde ciddi hak ihlalleriyle karşı karşıya kalacaklarını öne sürdü.

Barkod numarasına indirgenmiş göçmenler

Almanya’daki kamplarda göçmenlerin ölümleri devam ediyor. Kürt mülteci Hogır Alay, Rheinland-Pfalz Eyaleti’ne bağlı Kusel şehrinde 11 Ekim 2023’te kaybolmuş, cansız bedeni 4 Kasım’da mülteci kampı yakınlarındaki bir ağaçta asılı halde bulunmuştu. Aralık 2024’te Fethullah Aslan, Berlin’deki Alexianer St. Joseph Hastanesi’nin psikiyatri servisinde ölü bulunmuştu. Haziran 2025’de 17 yaşındaki Kobanili genç Giessen’de yaşamına son verdi.........

© Bianet