menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Kral öldü, yaşasın kral!"

11 0
yesterday

İskandinav ülkelerinde –İsveç, Norveç ve Danimarka’da– monarşi sevgisi...

Norveç Kralı V. Harald, 89 yaşında, 28 Ağustos’ta öldü. Kralın ölümü, başta Norveç olmak üzere diğer İskandinav ülkelerinde de büyük üzüntüyle karşılandı. Yas ilan edildi, bayraklar yarıya indirildi. Ardından, monarşinin o eski geleneği gereği, aynı gün oğlu Haakon kral oldu.

“Kungen är död, länge leve kungen!”

“Kral öldü, yaşasın kral!”

Bu eski söz, monarşilerin en önemli sembolik özelliklerinden birini anlatır: Devletin ve otoritenin sürekliliği. Kral ölür, fakat krallık bir an bile boşlukta kalmaz. Eski kralın ölümüyle birlikte yeni kral tahta geçer; devletin devamlılığı kesintiye uğramaz.

İskandinavya’da bu gelenek bugün hâlâ bütün canlılığıyla sürüyor.

Kral öldü, yaşasın yeni kral!

İskandinav kraliyet aileleri zaten birbirleriyle öylesine iç içe geçmiş ki aralarındaki akrabalık ilişkilerini takip etmek bazen küçük bir Avrupa tarihine bakmak gibi. Krallar, kraliçeler, veliahtlar ve prensler birbirlerinin kuzenleri, akrabaları ve aile dostları.

Daha da ilginci, bu monarşiler dünyanın en gelişmiş demokrasileri arasında yer alan ülkelerde yaşamaya devam ediyor.

Demokrasi ve monarşi nasıl yan yana duruyor?

İsveç, Norveç ve Danimarka; yüksek yaşam standartları, güçlü sosyal devletleri, örgütlü işçi hareketleri ve köklü demokratik kurumlarıyla dünyanın en demokratik ülkeleri arasında gösteriliyor.

Üstelik bu ülkelerde sosyal demokrat, işçi ve sol partiler uzun yıllardır güçlü bir siyasi geleneğe sahip.

Bu partilerin önemli bir bölümünün tarihinde, monarşinin kaldırılması düşüncesi de yer alıyor. Fakat iktidara geldiklerinde krallığı kaldırmak için ciddi bir girişimde bulunmadılar.

Çünkü halkın önemli bir bölümü monarşinin devamından yana.

İskandinavya’daki monarşiler, siyasi iktidarı doğrudan kullanmaktan çok ülkenin tarihsel ve sembolik kimliğinin bir parçası olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Krallar hükümet kurmuyor, yasa çıkarmıyor, bütçe hazırlamıyor. Siyasal güç parlamentoda ve seçilmiş hükümetlerde.

Ama saray, kraliyet ailesi ve kral; devletin sürekliliğini, ulusal kimliği ve gelenekleri temsil eden semboller olarak toplumda hâlâ karşılık buluyor.

Norveç’te monarşinin geleceği zaman zaman yeniden tartışmaya açılıyor. 1905 yılında İsveç ile birlik sona ererken ülkenin monarşi mi yoksa cumhuriyet mi olacağı da ciddi biçimde tartışılmıştı. 12–13 Kasım 1905’te yapılan referandumda halkın yaklaşık yüzde 79’u monarşiden yana oy kullandı.

Yani........

© Bianet