menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’da tırmanan çatışmanın iyi sonuçlar doğuracağını düşünmek naifliktir

24 0
08.03.2026

Çoğu kişi bu sahneyi hatırlayacaktır. Şubat 2003’te, dönemin Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Colin Powell, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin önünde durarak kameralara, içinde şarbon olduğu iddia edilen küçük bir şişeyi gösterdi. Mesajı basitti: Irak’ın kitle imha silahları var, dolayısıyla bu ülkeye saldırmamız gerekiyor.

İspanya da bu ana benzer bir hadise yaşandı. Dönemin başbakanı José María Aznar, halka şöyle seslendi: “Emin olun ki... ben doğruyu söylüyorum: Irak rejimi kitle imha silahlarına sahip.” Bu sözlere çok az kişi inandı. İspanyolların sadece yüzde 5’i müdahaleyi destekledi. Hatta milyonlarca kişi, yasa dışı, ahlâka aykırı ve gereksiz buldukları savaşa karşı çıkmak için sokaklara döküldü. Ancak başbakan Aznar, bizi yine de savaşa sürükledi.

Gerisi bilinen tarih. Üzücü bir tarih. Irak savaşı sekiz yıl sürdü. Çoğu masum sivillerden oluşan 300 bin kişinin hayatına mâl oldu ve tüm Ortadoğu’yu giderek kötüleşen bir istikrarsızlığa sürükledi. Ayrıca, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana Avrupa’nın karşılaştığı en kötü güvensizlik dalgasını tetikleyerek, terörizmde büyük bir artışa, göç krizine ve milyonlarca hanenin satın alma gücünü azaltan fiyat artışlarına katkıda bulundu. Demokrasi ve barışı yayma misyonu kılıfıyla sunulan bir savaş, tam tersi bir sonuç doğurdu.

Bugün benzer bir durumla karşı karşıyayız ve hükümetimin tutumu, İspanyol toplumunun 20 yıl önce dile getirdiği tutumla aynı: SAVAŞA HAYIR. Uluslararası hukukun tek taraflı ihlâline hayır. Geçmişteki hataların tekrarlanmasına hayır. Dünyanın sorunlarının bombalarla çözülebileceği fikrine hayır.

Bu tutum, Amerikan yönetimine karşı herhangi bir antipatiden kaynaklanmamaktadır. Aynı şekilde, İran’ın acımasız rejimine duyulan........

© Bianet