menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Onurumuza dokundurtamazsınız

49 0
sunday

Azerbaycan’da hükümet öğretmen ve öğrencilerin kıyafet kurallarıyla ilgili yeni kararları uygulanmaya başladı.

İlkokul, ortaokul ve liselerde, “okul üniformasının tekdüzeliğini bozan ve eğitimin laiklik ilkesiyle bağdaşmayan ek giyim öğelerinin” kullanılması yasaklandı.

Karşıt gösteriler yapılıyor. Türkiye’de de…

Azerbaycan kendi özellikleri ve geçmişi olan bir ülke.

İkinci Dünya Savaşı’nda kahramanca faşizme karşı savaşmış. Devrim yapmış.

Bizim devrimimize destek olmuş.

Anayasamda böyle yazıyor, yasalarımı uyguluyorum, diyor.

Tek tip kıyafet eşitlik sağlar.

Tüketim toplumunun alıp başını gittiği bir dönemde.

Hele de küçük yaşlarda.

Biz devlet okullarında böyle büyüdük.

Zengin-fakir ayrımı bile olmadan.

Saçlarımız sıkı sıkı örgülü.

Kurdelelerimiz bile tek tipti. Bembeyaz.

Vicdanlarımız ak.

Al bayrağımız gönderde.

İşte tam da bu nedenle…

İSRAİL CUMHURBAŞKANI’NIN CAN AZERBAYCAN’DA NE İŞİ VAR

Ben isterdim ki Azerbaycan bugün çok daha büyük gösteriler yapsaydı.

İsrail Cumhurbaşkanı’nın can Azerbaycan’da ne işi var diye!

Nasıl güler yüzle karşılanır! Nasıl dost gibi ağırlanır!

Biz de sorsaydık “kardeş, bu yaptığın nedir, hiç yakışıyor mu geçmişine… ve geleceğine!!”

Onu eleştirseydik. Tek yumruk gösteriler yapsaydık

Biz de kendimize dönüp sorsaydık, nasıl bizim hava sahamızı kullandı… onun hesabını sorsaydık.

FİLİSTİNLİ KIZIMIZIN YÜZÜNE NASIL BAKACAĞIZ

Gazzelilerin, Filistinlilerin yüzüne nasıl bakacağız?

Yıkıntılar altında kalan kardeşi başında hâlâ ağlayan kızımıza…

Açlıktan kavrulan bebelere…

İranlı okullu kız çocukların ardında kalan o güzel gülen gözlü fotoğraflarına…

Nasıl bakacağız!

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un can Azerbaycan’da ne işi var...

Onların başına bomba yağdıranları nasıl ağırlarsın güler yüzle diye sesimizi yükseltseydik keşke.

YA YEMENLİ BEBELERE

Sonra sırada Yemenli çocuklar var.

Yıllardır açlıktan kavrulan.

Vatanları üç parçaya bölünen.

Bağımsızlık Savaşı veren.

Yine aynı eller… hedef gösteren… o MOSSAD parmakları…!

Bir de ABD küstahı kendini hâlâ efendi sanan diyor ki…

Türkiye’min Cumhurbaşkanına!

Üstelik de “Türkiye’yi Yemen’e karşılık vermeye davet edecek misiniz?” sorusuna yanıt olarak:

“Yapabilirim. O harika biri. Bildiğiniz gibi, benim çok yakın bir dostum, bunu yapabilirim. Türkiye Cumhurbaşkanı’na büyük saygım var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın benim isteğimi yerine getireceğini düşünüyorum…”

Bu nasıl bir cesarettir!

ABD BAŞKANI NASIL ÖYLE DİYEBİLİR

Nasıl böyle sözlere muhatap olabiliriz.

O makam bizimdir.

Bizim onurumuzdur.

Dokunamazlar.

Dokundurtamazlar!

Burası bizim coğrafyamız! Bizim memleketimiz! Bizim komşularımız! Bizim geleceğimiz!

O kirli elleri bölgemizden kovup çıkarmadıkça… had bildirmedikçe… elbirliği yapmadıkça… bize rahat yok.

İran diyor........

© Aydınlık