menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu 12 Eylül’de heyecan içindeyiz

55 0
13.09.2026

12 Mart.

12 Eylül.

Türkiye’de bu tarihleri söylediğinizde hemen anlarız. Yılını bile söylemeye gerek yoktur.

Amerikancı Gladyo darbelerinin adıdır.

Ardından bir de 15-16 Temmuz eklendi.

Türkiye’nin “hizadan çıktığı” dönemler.

1961 Anayasası’yla gelen özgürlükler ve halk hareketinin yükselişi önlenmeliydi.

Bizlere cezaevi yolları göründü.

Türkiye’yi bölme tohumları atıldı.

BURASI TÜRKİYE

Burası Türkiye.

Türk Devrimi’nin ilerleyişine güç yetmiyor.

Atlantik güçleri bile olsan... Topunla tüfeğinle üzerimize gelsen…

1973’e varmadan toparlandık, yola devam.

Hani çocukların bir oyuncağı vardır. Tepesinden bastırırsın elindeki tokmakla. Öteki delikten başka biri yerinden fırlar… Sonra öteki…

1 Mayıs 1977 katliamı bağıra bağıra geldi.

Yılmadık, ayaktayız.

Kahramanmaraş… Erzincan… Çorum… olayları…

Gençlik hareketinde bile araya kan sokuldu.

Bölücü terör.

Yobaz terör.

BU MİLLETE BOYUN EĞDİRMEK NE ZOR ZANAAT

Bu milleti ikna etmeden darbe bile yapamazsın.

Solcusuna bile “Ordu kılıcını atsın da bitsin bu terör.” dedirtirsin.

Ancak o elindeki silahın tetiğini çekebilirsin.

O da yetmez.

Bu devleti teslim alabilmen için köklerinden koparman gerekir.

Kemalist Devrim’i bitirmen gerekir!

Raporlarında aynen böyle yazdılar.

DİPTEN DALGA VURUR HA VURUR

Kolay mı!

Darbe hükümetlerini bile hizada tutmak zor.

Dipten dalga vurur durur.

Önce boyun eğdirmenin yollarını ararsın.

Dünyadaki dengeler sıkıştırıp duruyor.

Gladyo diyor ki… Elini çabuk tut, hadi… hadi…!

24 Ocak kararları.

Yıl 1980. Turgut Özal........

© Aydınlık