Yeni program şart
Yaklaşık üç yıldan beri uygulanan neoliberal/ortodoks dezenflasyon programının başarısız olduğunu kabul etmek, siyasi açıdan son derece güç bir adımdır. Çünkü bu program, kamuoyuna büyük bir ‘güvenle’ sunulmuş; uygulayanlar tarafından defalarca ‘doğru yolda ilerliyoruz’ mesajıyla pekiştirilmiş, neoliberal/ortodoks/ana akım medya, akademi, iş dünyası ve siyasetçiler tarafından hararetle desteklenmiştir. Oysa bugün elimizdeki tabloya bakıldığında, hem programın kendi iç tutarlılığı açısından hem de Türkiye’nin reel ekonomisi açısından ortaya çıkan sonuçlar, başarısızlığı açıkça gözler önüne sermektedir.
YANLIŞ TEŞHİS: SORUNUN KÖKENİ
Türkiye’deki enflasyonun temel dinamiklerini anlamak için önce doğru teşhisi koymak gerekir. Neoliberal çerçeve, enflasyonu ağırlıklı olarak ‘aşırı talep’ sorunu olarak tanımlar. Bu tanıma göre çözüm reçetesi de kendiliğinden belirlenir; faizi artır, talebi baskıla, cari açığı daralt. IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların onlarca yıldır ‘gelişen’ ülkelere sunduğu standart paket budur.
Ancak Türkiye’nin enflasyon yapısı bu kalıba uymamaktadır. Ülkemizde enflasyonun beslendiği başlıca kaynaklar şunlardır: Döviz kuru geçişkenliği, enerji ve hammadde ithalat maliyetleri, lojistik zincirlerindeki aksaklıklar, tekelci piyasa yapıları ve fahiş fiyat uygulamaları. Bu etkenler incelendiğinde, sorunun talep kaynaklı değil, ağırlıklı olarak arz ve maliyet kaynaklı olduğu açıkça görülmektedir. Yanlış tanı, yanlış ilaç demektir. Talebi baskılayan politikalar, arz kaynaklı enflasyonu tedavi etmek bir yana, üretimi ve istihdamı da tahrip etmektedir.
Nitekim son üç yılın verilerine bakıldığında bu tablo somut biçimde teyit edilmektedir. Türkiye’nin gördüğü en büyük kriz olan 2002’den beri faiz oranları en yüksek seviyelerine çıkarılmış, buna karşın enflasyon yapısal olarak yüksek seyrini sürdürmüştür. Reel sektör, kredi maliyetlerinin ezici ağırlığı altında ezilmiş; KOBİ’lerin önemli bir kısmı kapılarını kapatmak ya da ölçek küçültmek zorunda kalmıştır. Yatırım iştahı düşmüş, işsizlik baskısı artmıştır.
NEOLİBERAL PAKETİN TEMEL KIRILMALARI
Ortodoks programın üç temel ayağı bulunmaktadır;........
