menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Keynesçilik öldü mü? - 1

67 0
21.09.2026

İngiltere Merkez Bankasının eski başekonomisti Andy Haldane, Financial Times’te kaleme aldığı yazıda “Keynesçilik öldü mü?” diye soruyor. Haldane’nin yanıtı ise şöyle: “Keynesçilik ölmüş değilse bile artık geçerliliğini yitirmiş olabilir.”

Peki Haldane ne demek istiyor ve bu soruyu neden soruyor?

Özetle Haldane, ekonomik durgunlukların veya büyüme yavaşlamalarının kamu harcamalarının artırılmasıyla aşılabileceğini savunan Keynesçi teorinin artık işlemediğini düşünüyor. Bu teoriye göre kamu harcamalarındaki artış, “özel sektörün hayvani ruhunu canlandırabilir ve bununla birlikte büyümeyi sağlayabilir.” Haldane’a göre ise “borç hastalıksa, mali ilaç tedavi etmek kadar zarar da verebilir.” Çünkü kamu harcamalarındaki artış tahvil getirilerini yükselterek kapitalist sektörün borçlanma maliyetini artırabilir.

Peki çözüm ne?

Haldane, daha fazla harcama yapmak yerine hükümetlerin daha fazla tasarruf etmesi gerektiğini savunuyor. Bunun yolu da harcamaları kısmak ve/veya vergileri artırarak özel sektörün genişlemesini sağlamak. Özünde Haldane, kemer sıkma politikasına yeni ya da eski bir gerekçe sunuyor: Kamu hizmetlerini, tabii savunmayı bir “kamu hizmeti” sayıyorsanız onu hariç tutarak, kısmak ve yükselen borcu toplumun çoğunluğunun ödediği vergilerle azaltmak.

Haldane’nin “genişletici mali konsolidasyon” olarak adlandırdığı, devlet borcunu azaltmanın özel harcamaları ve güveni artırabileceği fikrinde o kadar çok sorun var ki nereden başlayacağınızı şaşırabilirsiniz.

KAMU BORCU NEDEN BU KADAR YÜKSEK?

Öncelikle büyük kapitalist ekonomilerde kamu borcu neden bu kadar yüksek? Bunun nedeni hükümetlerin kamu hizmetlerine, sosyal yardımlara, altyapıya ve emekli maaşlarına savurganca harcama yapması mı?

Bu açıkça doğru değil.

OECD’de kamu sosyal harcamaları 1960’ta GSYH’nin yüzde 10’undan daha azdı. Bugün ise OECD genelinde ortalama yüzde 20’nin biraz üzerine çıktı. Ancak bu harcamaların üçte ikisi, büyük ekonomilerde nüfusun yaşlanması nedeniyle emekli maaşları ve sağlık hizmetlerine gidiyor.

“Diğer sosyal harcamalar”, çalışma çağındaki nüfusa gelir desteği ile sağlık dışındaki sosyal hizmetlerin........

© Aydınlık