İktisat nasıl değişiyor – 1
Financial Times (FT) köşe yazarı Harvey Nripia, “İktisat nasıl değişiyor?” başlıklı makalesinde, 21. yüzyılda akademik bir disiplin olarak iktisadın genel olarak olumlu bir tablosunu çiziyor. Nripia, iktisadın daha yaratıcı ve ampirik hâle geldiğini, artık ekonomiler ve insan toplumlarının nasıl gelişebileceğine ilişkin bilgimize giderek daha yararlı katkılar sunduğunu savunuyor.
İktisat artık Thomas Carlyle’ın 19. yüzyılın ortalarında “iç karartıcı bilim” olarak nitelediği alan değil. O dönemde genel olarak “politik iktisat” olarak adlandırılan alan, insanlığın ilerlemesine çoğunlukla kötümser yaklaşıyordu. Adam Smith’in tekellerden kurtulmanın, serbest piyasaların ve işbölümünün geliştirilmesinin insanlık açısından verimlilik ve refahta büyük bir sıçrama yaratacağını öne sürmesinin üzerinden 250 yıl geçti.
19. yüzyılın başlarında David Ricardo ve Thomas Malthus ise bu tür bir ekonomik ilerleme konusunda daha az iyimserdi. Ricardo, toprak sahipliğinin kârları giderek sıkıştıracağını, Malthus ise aşırı nüfus artışının bitmek bilmeyen bir yoksulluğa yol açacağını öngörüyordu.
İKTİSAT BÜYÜYOR
Ancak Nripia’ya göre bugün tablo çok daha iyimser. İktisat bir disiplin olarak hızla büyüyor ve yeni araştırma alanlarına yayılıyor. İktisat, İngiltere’de A düzeyinde en çok tercih edilen beşinci ders durumunda. 1960’larda ise neredeyse adı bile duyulmuyordu. O yıllarda bana bilimlerle sanatlar arasında bir yerde duran bu “yeni moda ders”i denememin iyi olabileceği........
