menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Senin Ebendir Heteredoks

45 0
11.06.2026

Memlekette ekonomi durumu felaket. Geçende Seyfettin hocanın işsizlik konusundaki makalesini okurken (Kendisi Galatasaray’dan hocam olur, hürmetler sunarım) kendi kendime düşünüyorum... ‘Bu hükümette gram beyin yok, yüzbinlerce insan işini kaybediyor, fabrikalar iflasta, ülke hızla üretim kaslarını kaybediyor, bunlar hâlâ aynı hatalı politikanın kuyruğunda devam ediyorlar.’ Anlamlandıramıyorum hükümetin bu yanlış yoldaki ısrarını. Acaba göremiyorlar mı? Yoksa özellikle ekonomiyi batırmaya mı uğraşıyorlar? Neden ekonomiyi batırmak istesinler, günün sonunda seçimi kaybedecek olan onlar?

Bu düşünceler beni ekonomi konusunda yazı yazmaya itiyor. Ancak bunu yapmayı sevmiyorum. Neden sevmiyorum? Çünkü daha önce bu konuda birkaç yazı yazdım. Değişen bir durum yok ki. Bir sene, iki sene önce yazdıklarım aynen geçerli. Aynı şeyleri sağdan sola çevirip, yukarıdan aşağı sıralayıp tekrar tekrar temcit pilavı gibi ısıtıp okura sunmak içimden gelmiyor. Aynı şeyi yazacağıma farklı bir konuda, işe yarayacak politika önerileri yazsam daha faydalı olur. Geçende Ermenistan politika önerileri hakkında yazdım, yaptığım işten memnunum. Bence daha faydalı bir yazı. Araştırma içeriyor, tekrar değil, orijinal ve güncel öneriler içeriyor. Ama gel gör ki ekonomi konusu çok önemli. Sürekli güncel, sürekli gündemde en üst sırada. Buyurun işte bir sene aradan sonra gene ekonomi yazıyoruz.

Gelin bir değişiklik yapalım. Yazıyı yapay zekaya yazdıralım. Hem ben hammaliyetten kurtulayım hem önceki yazılarımı yapay zekaya özetleterek derli toplu ve faydalı bir ekonomi yazısı oluşturalım. Güncel ve bugün için geçerli olup olmadığına buyrun siz karar verin.

Grok uygulamasına sordum: ‘Metin Akgerman’ın Aydınlık ve Ulusal Kanal makalelerini tara. Ekonomi, enflasyon, işsizlik, büyüme ile ilgili görüşlerinin özetini çıkart’. Grok sağolsun on numara iş yaptı ve yüzlerce makalem arasından ekonomi ile ilgili olanları, en kritik detaylarını belirterek özetledi. Ben daha iyisini yapamazdım, şapka çıkartıyorum.

Grok özetinde yaklaşımımı ‘Heteredoks’ olarak tanımladı. Önce içimden ‘senin ebendir heteredoks’ diye geçirdim. Sonra sözlüğe baktım ve durumu kabullendim. Grok, özeti çıkarttıktan sonra bir edepsizlik daha yaptı. Bana sordu: ‘Dani Rodrik’in görüşleri ile karşılaştırayım mı?’ Haydaaa.... Benim Türkiye ekonomisi hakkındaki görüşlerim ile neden Dani Rodrik’in görüşlerini kıyaslamak istiyor? Yani neden Ege Cansen değil? Neden Selva Demiralp değil? Ne bileyim, neden Mahfi Eğilmez değil? Bilemiyorum. Dani Rodrik’i uygun görmüş.

Dani bey bilirsiniz İstanbulludur, Harvard’da ekonomi hocasıdır. Genelde küresel ekonomi konularında hayli yüksek kalibreli yazılar yazar. Türkiye ile ilgili de arada yazar. Harvard hocasının liberal ekonomi politikalarını savunacağını düşünebilirsiniz ancak Dani beyin çizgisi ve ele aldığı konular sosyalist ekonomi yaklaşımına daha yakındır. Küreselleşmeyi birçok açıdan eleştirir, devletin ekonomiye daha çok müdahalesini savunur. Şahsen çok saygı duyduğum bir ekonomist ve entelektüeldir. Grok sağ olsun, isimlerimizi yan yana yazdı, egomu bu karşılaştırma ile tavana çıkardı. Buyurun yapay zekâ ile size Türkiye ekonomisi yazısı ve devamında Dani Rodrik’in görüşleri ile karşılaştırma. İmla hataları dahil, noktasına dokunmadan kopyalıyorum:

Metin Akgerman, Aydınlık gazetesi ve Ulusal Kanal'da yazan bir köşe yazarıdır. Yazıları ekonomi, lojistik, sanayi/üretim politikaları, dış ticaret ve pratik öneriler üzerine odaklanır. Türk ekonomisi, enflasyon, işsizlik ve büyüme konularında doğrudan ele aldığı ana metinler sınırlıdır; bunlar genellikle büyüme ve üretim odaklı heteredoks yaklaşımları savunur.

Ana Makale: "Enflasyon Hedefli Değil, Büyüme Hedefli Politika Gerekli" (Aydınlık, Temmuz 2025)

Bu, konuya en doğrudan hitap eden yazısıdır. Akgerman, mevcut hükümet politikasını (yüksek faiz değerli TL ile enflasyon düşürme) eleştirir ve şu argümanları öne sürer:

• Mevcut politikanın sorunları: Enflasyon düşse bile ekonomi "gebertilir" — işsizlik artar, firmalar rekabetçiliğini kaybeder, dış ticaret açığı büyür, borçluluk yükselir ve iflaslar çoğalır. Bu, döngüsel bir tuzaktır: Enflasyon düşürülür, sonra seçim ekonomisiyle yeniden yükselir (2027-2028 seçimleri öncesi harcamalarla........

© Aydınlık