Bruney Sultanlığı ile işbirliği fırsatları
Biraz Batı Asya gündeminden çıkalım, Pasifik taraflarına gidelim. Pasifik’e kadar çıkmayalım, Güney Çin Denizi’nde duralım. Oralarda da ülkemiz için fırsatlar var. Bu fırsatlardan birinin ismi Bruney.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım Bruney örneği üzerinden Türkiye’nin neredeyse sıfır ilişkisi olan bazı küçük ülkelerdeki fırsatlara dikkat çekmek. Bruney gibi çok ülke var. Türkiye’mizin bu ülkeler ile ticari ilişkileri adeta yok seviyesinde. Hani ağacın alt dallarında sarkan kolay erişilen meyveleri vardır, tepelerdeki elmalardan önce aşağıdakileri toplamak akıllı insanın yapacağı iştir. Bruney de bu altta sarkan elmalardan biri. Elimizi kaldırıp elmaya uzansaydık hem biz, hem Bruney kazanacak idi. Neden hariciye ekibimiz kendiliğinden bu tür kolay kazanımların peşinden gitmez? Bu soruyu şimdilik kenara park edelim ve Bruney’in sunduğu fırsatlara gelelim.
İngilizce kaynaklarda ‘Brunei’ diye yazılıyor. Ülke, İslami Monarşi ile yönetiliyor, yani başında bir kral var. Meclis filan yok yani dümdüz monarşi. Yukarıda Allah, altında kral, altında kullar.
Bruney aslında olmaması gereken bir ülke. Normalde orası Malezya. Ama Britanya İmparatorluğu, heyheyli dönemlerinde, dünyanın birçok bölgesinde yaptığı gibi Borneo adasının petrol bölgesi olan kısmında kıyıları cımbız ile ayırmış, saçma sapan bir sınır çizilmiş, iki parçanın üzerine tabela asılmış, olmuş size Bruney Sultanlığı. Ülkeyi de Sultan ve Shell firması beraber yönetiyorlar desek herhalde yalan olmaz. Tabii eskinin katı koloni düzeni yok. Zaman içinde Bruney Sultanlığına bağımsızlığı bahşedilmiş, İngiliz Milletler Cemiyeti’ne üye yapılmış. Bugün itibariyle İngiltere’ye bağımlılıktan ziyade küresel finans-kapitale bağımlılıktan söz etmek belki daha doğru olur. Aslında durum Körfezdeki monarşilere benziyor. Malum Körfezdeki minicik petrol ülkeciklerini, şeyhlikleri, emirlikleri de İran ve Arabistan’dan ( ve bugünkü haritayla Irak’tan) cımbız ile kopartıldılar zamanında.
Bizim bu yazıdaki amacımız Bruney Sultanlığına demokrasi getirmek, cumhuriyete onları davet etmek değil. O bölgedeki toplumsal dinamiklere uzaktan ahkâm kesmekte pek doğru olmaz. Zaman içinde su akar yolunu bulur. Ancak Türkiye için fırsatlara dikkat çekelim. Bruney’in zenginliği büyük ölçüde Asya’daki, Avrupa’daki bazı finans merkezlerine akıyor. Türkiye’nin bu ticarete dahil olma zamanı çoktan geldi de geçiyor.
Neden Bruney’i seçtik? Çünkü Türkiye olarak bu ülke ile ilişkileri geliştirmek için rakip ülkelere göre mukayeseli üstünlüğe sahibiz. Bruney kişi başı hesabında petrol olayından dolayı çok zengin, hem de neredeyse başka hiçbir sanayisi, geliri yok. Yani Türkiye ile ticaret yaptığında bize karşı rekabetçilikleri düşük seviyede. Katı İslami kurallar ile yönetilen bir ülke olduğu ve Müslüman halkları çeşitli yöntemler ile ilişkilerde tercih ettikleri için Türkiye’nin bu ülke ile ticareti büyütmek için fırsatları var.
Turizm konusundaki potansiyel de açıkçası tek yönlü. Türkiye’den Bruney’e turistik ziyaret için pek bir sebep yok. YouTube da Bruney’e giden çeşitli Türk gezginlerin videoları var. Onların da ortak görüşü bu. Zaten ülkede sert monarşi uygulamalarından ötürü pek vatandaş ile siyasi sohbet etme imkânı da yok. Ancak eğer bir hava kanalı olsa oradan bize bolca turist gelecek. İstanbul’u görmek doğal olarak o bölgedeki Müslüman halk için çekici ve öncelikli bir tercih. Paraları da var, zamanları da var. Bizim ekonomiye de iyi gelir doğrusu.
Hayır, ‘THY Bruney’e uçuş koysun’ gibi bir öneride bulunmayacağım. Bu akıllıca olmaz. THY’nin ulusal çıkarlarımızı ilerletmek........
