‘Tarihin Sonu ve Son İnsan’
ABD’yi, âlemin örnek alması gereken özgürlükler, hukuk, demokrasi ve ekonomik fırsatlar diyarı olarak telakki ve telkin etti. Küresel politikanın mutfağında yer aldı. ABD politikalarının hazırlanmasında etkin, derin devletin en önemli ayaklarından biri olan düşünce kuruluşu RAND Corporation’da analiz uzmanıydı. CIA ve ABD Başkanlığı yapmış olan baba Bush döneminde, ABD Dışişleri Bakanlığı Politika Planlama Dairesinde Orta Doğu uzmanı ve genel direktör yardımcısı olarak resmi görev yaptı. 1981-1982 yıllarındaki Mısır-İsrail diplomatik görüşmelerine ABD heyetinin bir üyesi olarak katıldı. Dünyada ve hatta ABD’de de geniş çevreler tarafından okunan veya tanınan bir yazar değildi.
Orhan Pamuk misali, “Bir kitap yazdım hayatım değişti.” sözüne en iyi emsaldir. Sovyet Rusya ve blokunun çöküşü esnasında, bu başarının ana aktörü olarak propaganda edilen ABD ve temsil ettiği küresel rejimin “yıldızlaştığı” dönemde bir kitap yazdı. Kitabını birçok farklı dilde, o tarihe kadar görülmemiş bir yazılı ve görsel reklamla tanıttılar. İlahi bir eser ve bir kâhinin tespitleri olarak piyasaya sürülen kitabı dünya çapında milyonlarca nüsha sattı. 20’den fazla dile (Türkçe, Arapça, Farsça, İbranice, Çince, Japonca, Hintçe dâhil) çevrildi. Akademik ve siyasi çevrelerin en çok konuştuğu ve tartıştığı kitap haline geldi. Bugün hâlâ dev yayıncılar tarafından yeni basımları yapılıyor. Üniversitelerde ders kitabı olarak okutuluyor.
FUKUYAMA’NIN FOYASI
1992’de yayımlanan “Tarihin Sonu ve Son İnsan” kitabı ve yazarı Francis Fukuyama’dan bahsediyoruz. Aynı adamın Eylül 2026’da “Son İnsanın Diyarında” (In The Realm Of The Last Man) kitabı yayımlandı. ABD’de bile ilgi çekmedi. Birinci kitabını ve adını meşhur eden dönemin köklü hadiseleriydi; Berlin Duvarı yıkılmış, Sovyetler (Moskova önderliğindeki Varşova Paktı) dağılmış, küresel bir barışın geldiği sanılmıştı. Ancak bölgemize dayatılan savaşlar, ekonomik krizler, mülteci dramları, Gazze’de yaşanan soykırımlar, İsrail ve ABD’nin İran’da katlettiği çocuklar yeni nesil için Fukuyama’nın “liberalizmin zafer kazandığı adil ve barışçıl bir dünya düzeni” propagandasının büyük bir yalandan ibaret olduğunu gösterdi.
Kibir abidesi Fukuyama özeleştiri yapacağına halen “Yeni nesil beni yanlış anladı, ben hiçbir zaman her şey bitti, krizler yaşanmayacak demedim.” yalanında ısrar........
