menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akıştan çıkmanın faziletleri

49 0
04.10.2026

Her şeyin ve herkesin dur durak bilmeden uçtuğu günlerdeyiz. Bu nedenle, uçmak ile onun karşıtı olan durmak arasındaki farkı anlamak ve aralarındaki diyalektik bağlantıya bir göz atmak istedik bu haftaki yazımızda.

Hemen yanı başımızda bombalar ve füzeler uçuyor. F-16’lar ve F-35’ler daha da hızlı uçuyor. Hele balistik denilen füzeler iyice uçuyor. Domatesten limona fiyatlar uçuyor. Yolsuzluklar, bir daha kırılamayacak bir rekora doğru uçuyor. Siyasi vaatler, “-cekler, -caklar” her zamanki gibi uçuyor. Kişisel alanlarımızda içi boş “aşkım”lar zaten uzun süredir çok uçuyor. Velhasıl herkes ve her şey, büyük bir telaş ve arzuyla, hiç durmadan gece gündüz uçup duruyor.

Bu kadar uçmanın ve uçuşanın arasında, şöyle bir anlığına olsun durup etrafa sakince bakan kimsenin kalmadığı bir dünyanın orta yerindeyiz vesselam. Hâlbuki evren bile “ol” denilip de yaratıldığı günden beri, canlılar âleminin her üyesi arada bir mecburiyetten “durup” nefes almaya çalışmıyor mu? Biz ona “gece” diyoruz, daha da bilinçli durup nefes almaya da “meditasyon” adını veriyoruz.

Herkesin ve her şeyin uçtuğu günümüzde, durup derin bir nefes almayı ve BIRLESTIRdüşünmeyi unutturdular mı bizlere?

AKIŞTAN ÇIKMAK NEDİR?

Şimdi, “uçmanın” karşıtı olduğunu belirttiğimiz “durmak” konusunda bir iki söz edelim ve durmanın faziletlerine bir göz atalım. Aslında bu konuda yazı yazma ilhamımızı, eski Millî Eğitim Bakanımız Sayın Nabi Avcı’nın internetteki bir cümlelik alıntısından aldığımızı belirtmemiz gerek: “Düşünebilmek için durmak, akıştan çıkmak gerekiyor.” Çünkü meditasyon ve Sufi dünyasının son bin yılını oldukça detaylı araştırmış biri olarak, bu “durmak, beklemek, akıştan çıkmak” düşüncesinin bizim zamanımıza; özellikle de Türk milletinin........

© Aydınlık