menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Viyana’nın kadim bahçesinde kesişmeyen yollar

39 0
05.04.2026

Bu şehrin bahçe, park ve kafelerinin dili olsa, kim bilir neler anlatırdı. Kimler, hangi edebiyat, müzik ve siyaset sohbetleri eşliğinde kahvelerini yudumlamış, hangi eserler burada dile gelmiş, yazılmış ve hangi kararlar buralarda alınmıştır. Ama artık sadece bilinenler kaldı; gerisi kenti gezerken hayallere kalmış.

Kahveler ve parklar bir yana, gelin bir bahçeye gidelim. Bu bahçeyi özellikle Kovid salgını döneminde sık sık ziyaret ettim. Haftada bir uğradığım bu bahçe, Habsburg Hanedanı’nın yazlık sarayı olan Schönbrunn Sarayı’nın bahçesiydi. En çok kış ve bahar aylarında giderdim. Kışın turist sayısının azlığından dolayı sessizlik hâkim olur, baharda ise rengârenk çiçeklerin büyüsüne kapılırdım. Bu iki durum beni oraya çekerdi. Yazın ve sonbaharda da müthiş güzeldir. Cemal Süreya’nın dediği gibi, sarayın bahçesinde “sonbahar sanat” olduğunun delilini görür ve şairimizi anmamak mümkün olmaz.

Bahçenin her köşesini sindirebilmek için koşu elbiselerimi giyer, gerçekten koşarak gezerdim. Sarayın çevresi yaklaşık beş kilometredir. Koştuğum bir güzergâhta gördüklerimle yetinmez, bir tur daha atar ve sarayın bahçesinin başka noktalarını da tanımaya çalışırdım. Daha sonra da o güzelliklerin verdiği yorgunlukla evime dönerdim. Artık bu günleri yaşayamıyorum. Bahçe anılarıyla kendimi avutuyorum.

Sarayın bahçesi, 18. yüzyılda Roma İmparatoru I. Franz döneminde genişletilerek ün kazanmıştır. Simetrik ve düzenli barok tarzda tasarlanmış olan bahçenin merkezi saraydan başlar ve sağlı sollu simetrik bir şekilde genişler. İki tarafın ağaç ve yollarının........

© Aydınlık