Banklarda yaşlanan zaman
1990’lı yılların ortalarıydı. Sürekli birileri geliyor, tanıdıklarımın ve arkadaşlarımın selamını getiriyorlardı. Çalışmak istediklerini söylüyorlardı. Ancak ne iş buluyorlar ne de o iş için çalışma izni alabiliyorlardı. Daha dün gibi, bu konuda yardım istiyorlardı. Onların büyük bir kısmına çalışma izni ve iş bulma konusunda yardım etmiştim. Bu tanıdıklarım on, on beş yıl çalıştıktan sonra bu kez “Ne zaman emekli oluruz?” diye sormaya başladılar.
Sigortalı bir işte çalışmaya başladıklarında ileri yaşlardaydılar. Emekli olana kadar yüzlerce sorun yaşadılar. Bu sorunlara cevap ararken hep aynı soru tekrarlanıyordu: “Ben ne zaman emekli olacağım?” Bu soruları soranların birer ikişer yaşları doldu ve emekli oldular. Çalışmaya başlayınca sorularının bitmediği gibi emekli olunca da soruları bitmek bilmedi. Bu sefer de emeklilik parasının miktarı ile ilgili sorunlar başladı. Emekli maaşlarını düşük buluyorlar, bu miktarla geçinemeyeceklerini dile getiriyorlardı. Düşük emekli maaşları onların yeni bir sorunu haline gelmişti.
Aylık 350 avro emekli maaşı alan rahmetli babamdan da biliyordum. Babamın emekli maaşını bilmeyenler de ‘Sahi babamın daha parası yok mu’ diye mirasa dair sorular soruyorlardı. ‘Bize muhtaç olmadan yaşıyor olması ne kadar da değerli bir nimet’ demiyorlardı.
AVUSTURYA’DA EMEKLİLİK SİSTEMİ
Avusturya’da asgari bir emeklilik miktarı bulunmamaktadır. Sigortalılık süresi ve ücret kategorisinden ödenen sigorta primleri emeklilik miktarını belirlemektedir. Düşük emekli ücretler denkleştirme parasıyla geçim endeksine denkleştirilmektedir. Düşük emekliliklerde alınan denkleştirme parasının dışında bir ödemenin olmadığını yaşayarak öğrenen emekli artık emekli maaşıyla geçinmek zorunda olduğunu da yavaş yavaş kabullendi.
Bugüne kadar emeklilik sorunu için sağa sola koşturmacayla vakit geçiriliyordu. Bu........
