Dijitalizm silahı
Uzmanlar adeta avaz avaz anlatıyor kaç zamandır.
Sanal medya ciddi bir bağımlılık,
tahammülsüz, öfkeli, merhametsiz insanlar olduk,
toplumda yalnızlaşma artıyor diye.
Sahi hepimiz kapıldık internet şehvetine,
ne acıya saygımız kaldı,
ne aile kavramına ne değerlere.
Herkes elinde bir cep telefonu.
Şimdi bir de yapay zeka.
Oysa bu mecralar adeta dipsiz
bir kuyu ve zannettiğimizden çok daha tehlikeli, çok daha korkutucu.
Bilhassa çocuklar.
İnternet üzerinden kimi kez oyunlarla kimi kez çizgi filmlerle
zihinsel, duygusal zehirlere ve internet ortamında çeşitli
psikolojik yönlendirmelere maruz kalıyorlar.
Her türlü kötü oluşumun kolayca kendini kamufle ettiği bu mecraların ulus devletlere ve insanlara verdiği tehlikeler nihayet ortaya çıkmaya başladı ve ortaya çıktıkça da
devletler birbiri ardına tedbirler alır oldular.
Geçenlerde komşumuz Yunanistan 16 yaş altı sosyal medya yasağını meclisine sundu.
Ülkeler siber savunmaya ilave bütçeler ayırıyor, personel yetiştiriyor,
akademisyenlere, uzmanlara rapor üstüne raporlar hazırlatıyor.
NEYİ BEKLİYORUZ
Ama gelin görün ki biz halen
dijital film platformları, sosyal medya şirketleri vb. mecralara
kurallarımızı beyan edemiyor, sınır koyamıyoruz.
Çocuklara yönelik 16 yaş altını koruma kanunu bile çıkaramadık.
Neredeyse 2 yıldır.
Hadi ana babalar farkında değil
ama ya yetkililer?
Nasıl farkında olmazlar?
Eğer farkındaysalar halen neyi beklerler?
Neymiş efendim sansür iyi değilmiş.
Neymiş efendim özgürlükler kısıtlanıyormuş.
Yok öyleymiş. Yok böyleymiş.
Boş versinler didişmeyi de
yaşadığımız son acılardan sonra artık bu işin şakasının olmadığını,
yediden yetmişe herkesi tehdit ettiğini görsünler.
Maaş zammı için tekmili birden
bir araya gelen vekillerimiz yine tam........
