Çok Üzgünüm Venezuela
Bazı kareler vardır,
gördüğünüz anda zihninize mıh gibi saplanır.
Unutamazsınız bir türlü.
Tıpkı küçük bir çocuğun
sizi Allah’a şikayet edeceğim dediği o anlar.
Bir haberdir ekranlarda görünen
ama içinize işler.
Yüreğinize saplanır bir sızı.
İsteseniz de çıkmaz artık.
Ne kadar yazsanız
ne kadar anlatsanız az
küçücük bir çocuğun
hiç hak etmediği çok büyük bir acıya direnişidir çünkü.
Bu kadar hızlı mı büyümeliydi
o dört yaşındaki masum bebek?
Yaşıtlarından bazıları oyuncaklar arasında şımarırken,
o ise kötülüğün, savaşın, acıların
tarifini anlatıyordu bir ambulans içinde
bu vebal hepinizindir diyerek.
Dünya döndükçe,
insanlık var oldukça
silinmesi mümkün olmayan
bir utanç olacaktır o çocuğun masum yakarışı.
İşte dünden beri yine bir kare.
Tanıdık Acı
Öyle tanıdık bir acı ki.
Öyle bilindik bir karanlık ki.
Bu kez dost ülke Venezuela’dan.
Bir kadın.
Bir enkazın
yıkılan betonların arasında.
Eline yüzüne gri tozlar bulaştığından mıdır?
Yoksa ülkesinin üzerine çöken acının katran........
