Tarihin sonu
Fukuyama 1990’larda tek kutuplu dünyayı tarihin sonu olarak betimlediğinde bir durum tespiti yapıyor gibi gözüküyordu.. Ne var ki bu kavramın diline yerleşmesi bir meydan okuma düşüncesinden kaynaklıdır..
Sevgili okurlarımız, muhtemelen Fukuyama’nın kapak ismi ve ana düşüncesini bu şekilde yorumlayan bir okuma yapmamış olabilirler.. Zira bu iddiayla gelen nadir yazar vardır ki, bu düşünceyi haklı bulanlardan biri de benim..
Zira, benim “tarihin sonu” düşüncesine yaklaşımım şudur: İslam ve Arap medeniyetinin soykırımı: İskenderiye Yangını İkinci Raunt..
Diğer bir söylemle “tarihin sonu” insanlığın antropolojik evriminde bir süreç veya evre değildir.. Sosyal Darwinizmin besin zincirinde kendini en üst kuşakta görenlerin bir kastıdır.. İskenderiye Kütüphanesi’ni yakarken tam olarak başaramadıklarını yapmak..
İSRAİL VE MÜTTEFİKLERİNİN POLİTİK DURUŞU
İsrail, siyonizmin pençesinde kendini soykırım defterine yazdırmaktan çekinmeyen bir düşüncenin eseri.. Çok kutupluluğa geçiş sürecinde kendisine yer edinmek için siyonizmin tüm nobranlığını hoş gören Avrupa-Amerika ekseninde muazzam bir organizasyonla desteklenen İsrail artık Kant’ın en fazla aşağıladığı “öznel ahlak” yalancılığının arkasına kendini saklamış durumda.. Terörle mücadele kılıflı bir soykırım..
Bu süreçte bir milletin, Filistinlilerin geleceğini tamamen kısırlaştırıp yok olmaya götürme aşamasında epey yol kat etti.. Öldürülen çocuk........
