Bir de bunu deneyelim
Milli Eğitim yıllarca yap-boz tahtasına döndü..
Neler yapılmadı, neler denenmedi..
4 4 4 sistemi ile tuvalet çıkışı altını temizlemekte zorlanan yaştaki çocuklar okula gönderildi..
Hem de anne şefkatine en ihtiyaç olduğu dönemde..
Psikologlar Piaget ve Bloom’un bilimsel tespitine göre tam karakter oluşturma zamanı..
Örselendiler, kurallara uymak zorunda bırakıldılar..
Akran zorbalığı ile tanıştılar..
Şimdi o çocuklar büyüdü..
Ahmet Minguzzi, Atlas ve nice çocukların olduğu kuşak bu yap-bozla mahvoldu..
Yani neymiş?
Eğitim gibi önemli, can alıcı bir hususta deneme yanılma olmazmış..
Ama bunu anlamak için bir kuşağı harcamak mı gerekirdi?
Peki dış politika yap-bozla veya deneme yanılma yoluyla olur mu?
Denemesi bedava diyemiyoruz maalesef..
Zira, denemesi çok pahalı.. Hem de oldukça pahalı..
Suriye’de hâlâ İsrail kazanımını geri çeviremedik.
2010’lu yıllarda başlayan ve İsrail’in en sevmediği adam olan Beşir Esad’a düşmanlıkla yönetilen Suriye ve Orta doğu politikası..
TEMKİNLİ KORKUSUZLUK
Devlet aklı bunun böyle olmayacağını tabii biliyor..
Ama şu an yaşanan krizle beraber politika belirlemenin zorluğu da yadsınamaz..
Kim ne derse desin.. Gözünü karartmış bir düşman, dünyanın en ciddiye alınması gereken tehdittir.
Dört yıl öncesine dönelim..
Küresel çatışma ekseninin saha yansıması ne kadar da güdüktü..
Sonra kıyamet senaryosu alıştıra alıştıra geldi..
Ne mi oldu? Önce Gazze’de, bu çağda, bütün dijital kayıt düzeninde, inanılmaz bir soykırım; sonra Rusya’ya meydan okuyan ve son Ukrayna askeri yok olana kadar savaşı sürdüren bir NATO-Avrupa Birliği, İran’a önce İsrail; daha sonra ABD’nin saldırdığı 12 gün savaşı; sonrasında Venezuela’ya saldırı ve devlet başkanı Maduro ve eşinin........
