menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vade farksız gelecek ipoteği

18 0
monday

Yıllarca bu ülkenin insanına bir illüzyon satıldı. Üretmeden tüketebileceğimiz, fabrikalar satılırken alışveriş merkezlerinde zenginleşebileceğimiz, toprağı betona gömerken cebimizdeki plastik kartlarla küresel sermayenin nimetlerinden faydalanabileceğimiz vaat edildi. Sokaktaki vatandaş için ekonomi, bankaların cömertçe sunduğu “peşin fiyatına 12 taksit” kampanyalarından ibaretti. Giyimden elektroniğe, market alışverişinden tatil planlarına kadar her şey gelecekteki emeğin ipotek edilmesiyle, vade farksız taksitlerle dönüyordu. Neoliberal sistem, borçlandırarak uyuşturduğu kitlelere sahte bir refah algısı yaşatıyordu. Bugün o rüya bitti, sert ve acımasız bir uyanış dönemindeyiz.

PLASTİK KARTIN İLLÜZYONU BİTTİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), enflasyonu düşürme iddiasıyla politika faizini yüzde 37 seviyelerinde tutarken, faturayı yine üretime ve emeğe kesiyor. Merkez Bankası verilerine göre kredi kartı azami akdi faiz oranları kademelendirilmiş durumda. Dönem borcuna göre değişen bu oranlar nakit avansta yüzde 4,25’leri bulurken, gecikme faizleriyle birlikte yıllık bazda bileşik faiz yükü vatandaşın sırtına kâbus gibi çöküyor. Bir zamanlar cüzdanlarda can simidi gibi taşınan kredi kartları, artık aylık yüzde 12’lere varan faiz oranlarıyla halkı yutan birer borç tuzağına dönüştü.

ORTA SINIFIN TASFİYESİ

Gelinen noktada orta sınıfın tasfiyesi tamamlanıyor. Vatandaş için bırakın bir ev, başını sokacak bir konut edinebilmeyi, ortalama bir binek araç için uygun faizli kredi bulabilmek bile artık bir hayal üründen ibaret. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine bakıldığında, halkın hayatta kalabilmek için mecburiyetten sarıldığı bireysel kredi kartı borçları trilyonlarca liralık devasa bir dağa dönüşmüş durumda. Ancak bu hacim bir zenginleşmeyi değil, geçim savaşı veren milyonların çaresizce borcu borçla kapatma çabasını gösteriyor.

İSTATİSTİKLERDEKİ ACI GERÇEK

Ekonomi yönetiminin “enflasyon düşüyor” nakaratları, mutfaktaki yangını perdelemeye yetmiyor. TÜİK’in resmi verilerinde yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,11 olarak ilan edilirken, halkın hissettiği sokak enflasyonunu ölçen bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu ENAG........

© Aydınlık