Hırsızın devrim düşmanlığı
2026 Kış Olimpiyatları Milan ve Cortina’da başladı. Açılış töreninde ABD ve İsrail kafileleri geçerken ıslıklandılar. İtalyan seyirciler; cinayet suçlusu bu 2 ülkeyi, tüm dünyanın gözü önünde, cezalandırdılar.
İlkokul yıllarımda okuduğum ilk İtalyan yazar Edmondo De Amicis idi. De Amicis’in 1886’da yazdığı Çocuk Kalbi’ni her ilkokul öğrencisi okumalı. Yazarın kendi oğlunun günlüklerinden esinlenerek yazdığı romanda, ilkokul 3. sınıf öğrencisi Torinolu Enriko’nun ailesi ile ilişkileri anlatılıyor. Romanın en zevk aldığım kısmı ise; içine serpiştirilmiş 9 farklı öyküydü. Romanların ya da filmlerin içine serpiştirilmiş, nefes almanızı sağlayan bu tarz bağımsız hikayelere bayılırım. Çocuk Kalbi’nin yeni baskılarından birinde bu öykülerin çıkarıldığını gördüm. Bu açıkça, yayınevinin yazara ve okuyucuya saygısızlığıdır. Çocuk Kalbi’ni bir klasik haline getiren içindeki bu öykülerdir.
Bu öykülerden biri TRT’nin siyah beyaz yıllarında bir Japon çizgi filmi olarak karşıma çıktı. Okuduğum hikâyenin çizgi filmiyle karşılaşınca mutlu olmuştum. Marko adıyla yayımlanan çizgi filmde; 9 yaşındaki Cenovalı Marko Rossi’nin annesi Anna, İtalya’nın zor günlerinde ailesini desteklemek için Arjantin’e çalışmaya gider. Babası Pietro ile İtalya’da kalan Marko, annesinin yolladığı mektupların kesilmesiyle endişeye düşer. Annesini bulmak için Arjantin’e gitmeye karar veren Marko, yolculuğu boyunca cesaretini göstereceği birçok olay yaşar. Japonlar, De Amicis’in hikâyesinden esinlenmiş ve kahramanların adını değiştirmeden bu güzel hikâyeyi 52 bölümlük keyifli bir çizgi film olarak neredeyse tüm dünya çocuklarının evine getirmişti.
İlkokul yıllarımda Milliyet Yayınları’nın lacivert karton kapaklı çocuk kitaplarını okumayı severdim. Avuç kadar büyüklükteki taşıması kolay bu kitaplar yolculuklarda bana yoldaş olurdu. Milliyet Yayınları’ndan yayımlanmamış ama Milliyet Yayınları’nın bu biçimini çalan bir çocuk kitabı daha vardı, kütüphanemizde: Peyami Safa’nın Amerika’da Bir Türk Çocuğu romanı. 9 yaşındaki........
