Bizi affet Sülün Osman
Atalarımız, asırlar boyu yaşanmış her bir olayı adeta damıtarak örnek olsun, ders olsun, ibret olsun diye herkesin kolaylıkla anlayabileceği birkaç sözcükle özetleme gereği duymuşlardır. Tasarrufu “damlaya damlaya göl olur” ile, bencilliği “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” ile, gereğinden fazla abartmayı ise “kör ölür badem gözlü olur” ile biliriz. Atasözlerimiz; bizlere atalardan kalıp kuşaktan kuşağa aktarılan altın değerindeki sözlerdir… Yaşanmış her bir olayın bir karşılığı vardır atasözlerimizde. Başımız ne zaman sıkışsa onlardan biri mutlaka yaşananların özetini yapar bize…
Gündemin başında gelen olaylardan biri de hiç kuşku yok ki Haluk Levent gerçeği… Hemen hemen herkes “Ben dememiş miydim?” klasiğiyle başlayarak bu coğrafyanın geleneğini “araba devrilince yol gösteren çok olur” atasözüyle adeta bir kez daha kanıtlar.
Böyledir bizim coğrafyamızın insanı. “Görünen köy kılavuz istemez” ya da “perşembenin gelişi çarşambadan belli olur” mantığıyla, gelecekte ne olacağını kestirmenin mevcut gidişata bakarak mümkün olduğunu anlatır ama nedense yolun tarifini hep araba devrildikten sonra yapar.
Günün ruhuna uygun düşer diye 2003 yılında bu sütunlarda yayımladığım bir yazıyı bir kez daha paylaşıyorum… İnanın ibret olması, ders alınması ya da ne bileyim dün ile bugünün kıyaslanması için değil; bazı mesleklerin nasıl çağ atladığının altını çizmek için.
***
Biliyorum, “Geç kalan teselli, idamdan sonraki affa benzer...”........
