Anadolu tarihin yazıldığı toprak
Bu toprakların evladı olarak bizler
Binlerce yıldır burada yaşayan atalarımızın izlerini halen üzerimizde taşımaktayız.
Geçen haftalarda yurdumuza, dünyamıza, kültürümüze sahip çıkmanın bir yolunun da akademik araştırmalar, arkeoloji, ilim, bilim ile olduğuna değinmiştim. Topraklarımızın tarihini yazmayı yabancıların taraflı gözüne bırakmak yerine kendimizin bu tarihi arayıp, bulup, kendimizin yazması gerektiğine değinmiştim. Buna “Yumuşak Güç” dendiğinden söz etmiştim.
Yabancıların bu gücü çok iyi kullandıklarından ancak tarafsız olmadıklarından da bahsetmiştim. Topraklarımızın en eski tarihi arkeoloji ve antropoloji ile anlaşılabiliyor. Ben de birçok arkeolog, jeolog, antropolog ile konuşarak, bilgi alarak burada sizlerle bu bilgileri gelecek haftalar boyu paylaşacağım. İzmir Arkeologlar Derneği Başkanı Fatma Ela Baltutan şöyle anlatıyor:
SAYISIZ MEDENİYETE EV SAHİPLİĞİ YAPMIŞ ANADOLU TOPRAKLARI
Sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu toprakları üzerine bin bir emek ve can vererek kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’nde tüm arkeolojik araştırma ve kazılar devletin himaye ve kontrolünde, büyük bir titizlikle sürdürülmektedir. Yurdumuz bir........
