menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD karşısında Avrupalı küreselcilerin zikzakları

22 1
26.01.2026

İkinci Trump döneminin başlamasıyla birlikle, ABD ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin eylemli olarak koptuğuna tanık olduk. Birinci Trump döneminde de (2017-2020) Avrupa’nın küreselci liderleri ile ABD Başkanı bir çatışma içindeydi. Ama aralarındaki çelişkiler bugünkü kadar keskin ve ilişkiler bugünkü kadar kopmamıştı. O zaman da Trump yine “Önce Amerika” diyerek seçim kazanmıştı. İran düşmanlığı ve İsrail destekçiliği o zaman da aynıydı.

Avrupa’nın küreselci liderleri 2017’den itibaren G7, G20 ve NATO toplantılarında Trump ile karşı karşıya gelmiş ve yönünü Asya’ya dönmüştü. Birinci Trump döneminde, özellikle Fransa ve Almanya, Rusya ve Çin ile ilişkilerini geliştirme çabasındaydı. Henüz Ukrayna savaşı başlamamıştı ama Ukrayna’nın NATO’ya üyeliği tartışılıyordu ve Fransa ile Almanya buna karşı tutum alıyorlardı.

Macron ve Merkel gibi liderler ABD yanlısı ve küreselci liderlerdi. Trump ise küreselleşme karşıtı olduğunu söylüyordu. Ve ABD’nin İran politikasına (İran ile nükleer anlaşmanın iptali) karşı çıkan Avrupa’yı gümrük tarifelerini artırarak tehdit ediyordu. Yerimiz sınırlı olduğu için o dönemde ABD ile AB arasında yaşanan gerginlikleri ve çelişmeleri sıralamıyorum. 2017 ila 2020 yılları arasındaki Batı basınına bakıldığında bolca örnek görülecektir.

Örneğin İngiliz The Guardian gazetesi Rusya ile ilişkilerini geliştiren Macron’a “ruhunu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e sattı” diye başlık atıyordu. Huffington Post ise “Putin’e yaklaşan Macron, Trump yanlısı diplomasisini gözden geçiriyor” diyordu. Haziran 2017’de ABD Senatosu Rusya’ya karşı yaptırım kararları alırken, Almanya Rusya ile Kuzey Akım-2 projesi üzerinde anlaşma sağlıyordu.

Bir tarafta “demokrasi” ve “özgürlük” götürdüğü Afganistan, Irak, Libya ve Suriye gibi ülkelerde askeri olarak yenilen ABD vardı. 2008 mali krizi bütün dünyaya yayılarak global bir kriz halini almış, küreselleşmenin neoliberal sisteminin çöküşünün başlangıcı olmuştu. Batan bankalar, kapanan fabrikalar, dışarı kaçan sermaye ve bunun yarattığı sosyal adaletsizlik, yoksulluk, işsizlik ABD ile birlikte bütün Avrupa’yı sardı. Amerika’nın “Yeni........

© Aydınlık