İstanbul Üniversitesi'nde bitkilerin imdat çığlığı
İstanbul'un kalbinde, Süleymaniye'de, çoğu insanın farkında bile olmadığı eşsiz bir bilim hazinesi bulunuyor: İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi.
Bugün İstanbul Müftülüğü yerleşkesi içerisinde kalan bu bahçe, yalnızca ağaçların, çiçeklerin ve bitkilerin bulunduğu bir alan değildir. O, Cumhuriyet'in bilime verdiği önemin yaşayan simgelerinden biri, Türkiye'nin en değerli botanik miraslarından biridir.
1937 yılında, Alman kökenli bilim insanı Prof. Dr. Alfred Heilbronn'un öncülüğünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün isteği ve desteğiyle kurulan bahçe, yaklaşık doksan yıldır bilim insanlarına, öğrencilere ve araştırmacılara hizmet vermektedir.
Bir zamanlar dünyanın dört bir yanından getirilen bitkilerle sayıları 12 bine yaklaşan canlı koleksiyona ev sahipliği yapan bu eşsiz merkez, bugün yaklaşık 5 binin üzerinde bitki türünü barındırmaya devam etmektedir. İçerisinde kahve ağacından böcekçil bitkilere, tropikal türlerden Türkiye'nin endemik bitkilerine kadar son derece zengin bir canlı koleksiyon bulunmaktadır.
Ancak ne yazık ki bugün bu bilim mirası, hak ettiği ilgi ve korumadan uzaktır.
"Ölüme terk edilmiş" demek belki ağır bir ifade olabilir. Ancak uzman bakımından ve bilimsel gözetimden yoksun kaldıkları gerçeğini de görmezden gelemeyiz. Canlı koleksiyonun geleceği, devam eden idari ve hukuki süreçlerin gölgesinde belirsizliğini korumaktadır.
Oysa burası yalnızca bir bahçe değildir.
Yaklaşık seksen yıl boyunca;
botanik........
