menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YASAMA – YÜRÜTME – YARGI – BASIN (MEDYA)

19 1
11.01.2026

Yasama-Yürütme-Yargı. Geçmişte adı Ortaokul olan okulu bitirenler, bu kavramları iyi öğrenmişti. Çünkü ortaokulda Yurttaşlık Bilgisi dersi vardı. Yurttaşlık Bilgisi, bir vatandaşın sosyal yaşamında kamu kurumlarıyla ilişkilerinin pek çoğunu anlatan bir ders idi. Bu derste, muhtardan Cumhurbaşkanına kadar yöneticilerin o göreve nasıl geldikleri, görevleri, yasama, yürütme ve yargının temel organları ve bunlara ilişkin genel konular işlenirdi. Bu kavramlar, Anayasanın tanımında da yer alır. TDK sözlüğüne göre anayasa, “bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargı güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa”dır. Yasama, Osmanlı Devleti’nin yıkılmadan önceki 1921 Anayasasında ‘Teşri’ olarak geçer. 1921’de yasama ve yürütme yetkisinin, Büyük Millet Meclisinde toplandığı kayıt altına alınıyordu.

Bütün dünyada halk adına egemenlik yetkisini kullanan organlar oluşturulmuştur. Bunlar parlamentolar, devlet
başkanları, hükümetler ve mahkemelerdir. Bu yetki yasama, yürütme ve yargı olarak adlandırılan bir sistemler bütünü
tarafından paylaşılır. Bu bütünün tamamı, hüküm fiilinden doğan hükmetmeyi ifade eder. Geniş anlamda hükmetme
sistemlerini, egemenlik yetkisini kullanan devlet organları arasındaki işbirliği ve işbölümü olarak anlamak gerekir.
Ama yasama yani kanun yapma yetkisi, Meclise aittir. Meclis, halk adına egemenlik yetkisini kullanan bir organdır. Meclisteki Genel Kurul salonunda da ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diye yazar. Tek bir kelime ile belirtmek gerekirse, Yürütme organı deyince hükümet anlaşılır. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in, oğlu

Orhan Bey’e vasiyetinden bir cümle, hükümeti yani yürütme organını şöyle niteler: “Hükümetinde ulema, fazıl kimseler, erbab-ı maarif çoğalsın, siyaset ve din işleri nizam bulsun!..” Günümüz Türkçesiyle: “Hükümetinde bilginler, erdemli kişiler, usta öğretmenler çoğalsın, siyaset ve din işleri düzgün gitsin.” Orhan Bey ise “Geciken adalet zulümdür” sözünün sahibidir.

Yargı denince ilk akla gelen, adalet ve mahkemelerdir. Mahkemenin muhakemesi kanunlara, kanunlar da hukuka
dayalı olmak durumundadır. Bu konuda medyayı ilgilendiren bir hükmü okuyalım: “Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç........

© Antalya Son Haber