menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SAYIN MANSUR YAVAŞ’A AÇIK MEKTUP

23 0
10.03.2026

SOSYAL BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI VE 61–64 YAŞ SERBEST KART ULAŞIM SORUNU

Şubat ayında, Ankara Büyükşehir Belediyesi encümen kararıyla 61–64 yaş arası vatandaşlara tanınan ulaşım hakkı kapsamında kişiselleştirilmiş ulaşım kartımı başvurudan yalnızca birkaç dakika sonra teslim aldığımda, bunun sadece basit, sıradan teknik bir işlem değil, hayatımın büyük bir bölümünü geçirdiğim bu şehirle kurduğum bağın somut bir nişanesi olduğunu hissettim.

Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda Ankara Üniversitesi Vehbi Koç Öğrenci Yurdu’nun (Maltepe) hemen karşısında bulunan Tarım Kredi Kooperatifleri Ankara Bölge Birliği’nde memuriyete başladığım 1988 yılından itibaren sabahın erken saatlerinde duraklarda bekleyişim, kalabalık EGO otobüsleri ve Özel Halk Otobüslerinde yolcuların “Arkadaşlar bir adım daha, son bir kişi kaldı. Kaptan orta kapanmadı, aç-kapa yapar mısın? Arkadaşlar, parasını göndermeyen, para üstü bekleyen var mı? Dikkatli olun, kapı içeri doğru açılır, çarpılmayın.” gibi sözlerle aralarında kurdukları iletişim ve insani dayanışmanın, koşuşturmanın, verilen hayat mücadelesinin ve alın terinin hatırası vardı o kartın içinde. Bu sebeple 61-64 yaş serbest geçiş kartı benim için, günün belirli saatlerinde (10:30-15:00) tahdit edilmiş, teknik anlamda sınırlı bir ulaşım hakkı değil; hayatla bağımı diri tutan, şehirle irtibatımı sürdürmeme vesile olan ve toplumsal dolaşımın içinde kalmamı sağlayan kıymetli bir imkandır.

Ancak kartı ilk kullandığım gün, meselenin kartı almakla bitmediğini; belirlenen saat aralıklarının günlük hayatın tabii ritmiyle örtüşmemesi sebebiyle bu hakkın fiilî kullanımında ciddi güçlükler yaşandığını bizzat tecrübe ettim. Zaten bu mektubu kaleme alırken konuya teorik bir yerden değil; bizzat yaşayan, o sarı kartı cebinde taşıyan, saatine bakarak durağa koşar adımlarla yürüyen, bir seferi kaçırdığında ya tam abonman kartını kullanmak zorunda kalan ya da uzun bekleyişin ağırlığını hisseden bir Ankaralı olarak yaklaşıyorum. Bu sebeple dile getirdiğim sorunu bir gözlemin değil, doğrudan bu sorunu yaşamış bir tecrübenin ifadesi olarak değerlendirmenizi bekliyorum. Çünkü otobüslerle ve raylı sistem hatlarıyla kurulan bağ artık basit bir ulaşım meselesi değil; bu karta sahip olan herkesin her gün karşılaşabileceği ulaşımdaki serbest kart kullanım kısıtlama sorununun ta kendisidir.

Bilindiği üzere 04.03.2014 tarih ve 28931 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği” ile toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli yararlanacak kesimlere ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş; Yönetmeliğin 5’inci maddesi uyarınca 65 yaşını doldurmuş vatandaşlara “kişiselleştirilmiş akıllı elektronik ulaşım kartı” verilmek suretiyle toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanma imkânı tanınmıştır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında ise, toplu taşıma hizmetini sunan kurum ve kuruluşlar ile belediyeler ve bunlara bağlı şirket, birlik, müessese ve işletmeler tarafından 60–65 yaş aralığında bulunan vatandaşların toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlandırılmasına yönelik düzenleme yapılabileceği açıkça hüküm altına alınarak bu hususta yerel yönetimlere takdir ve düzenleme yetkisi verilmiştir.

Bu yetkiye dayanılarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından alınan karar doğrultusunda; Ankara’da ikamet eden ve 61 yaşını doldurmuş (61–64 yaş arası) vatandaşlara 10.30–15.00 ile 19.00–24.00 saat dilimlerinde EGO Genel Müdürlüğü’ne bağlı otobüsler, Özel Halk Otobüsleri ile raylı sistem hatlarından (Metro ve Ankaray) ücretsiz yararlanma hakkı sağlayan “kişiselleştirilmiş akıllı elektronik ulaşım kartı” uygulamasının hâlen devam ediyor olması, sosyal........

© Antalya Son Haber