menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU VE ÇORUM

7 0
30.07.2026

İnsan hafızası, bazen küçücük bir kıvılcımla, zamanın unutturduğunu sandığı anların tam ortasında buluverir kendini. Tıpkı bir dostun ekranıma düşürdüğü estetik bir video gibi, bazen geçmişe ait bir fotoğraf, bazen de bir mektubun satırları bizi tarihin köprülerinden geçirir. Çorum Kent Kimliği Yazılarım arasında gelecek kuşaklara kalmasını arzu ettiğim bu yazıda; Türk resminin ve şiirinin çınarı Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 1942 yılında Çorum toprağına düşen ayak izlerini, bu kentin onun sanat ruhunda yarattığı etkileri ve yerel olanın evrenselle kurduğu ortaklığı anlatmak istiyorum. 

Her şey, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in, Batılı eğitim almış Türk aydını ile Anadolu insanını bir araya getirme girişimiyle başlar. Ressamların cebine bir miktar harcırah konulup kura usulü Anadolu şehirlerine gönderildiği o dönemde, Bedri Rahmi’nin payına ikinci turda Çorum düşer. İlk gittiği Edirne’de Selimiye’nin heybeti karşısında "Ben bu eseri tuvale sığdıramam" diyerek kısa sürede dönen ressam, 1942 yılının Ağustos’undan Ekim sonuna kadar yaklaşık üç ay süreyle kalacağı Çorum ve ilçelerinde (özellikle İskilip’te) adeta büyülenir. 

Kız kardeşi Mualla Eyüboğlu’na 21 Ağustos 1942’de Çorum’dan gönderdiği, sağ köşesine çini mürekkebiyle Çorum Saat Kulesi’ni çiziktirdiği o meşhur mektubunda kenti şöyle tarif eder: “Çorum şirin bir yer. Kendi yağı ile kavrulur. Kendi rüzgârı ile savrulur. Halisinden bir Anadolu peyzajı…” Bu yalın........

© Antalya Son Haber