menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sandığı örgütün merkezine koymak

30 0
23.08.2026

Yeni Parti, kongre yönetmeliği ve takvimini açıkladı. Açıklanan takvim, koşulların da dayatması ile çok hızlı bir süreci ön görüyor. Ancak yönetmelik, başlayan kongre sürecinin ötesinde anlam taşıyor ve yeni bir parti içi temsil modelini ortaya koyuyor. Bu yönü ile tarihsel bir metin de diyebiliriz.

Gelin bu yönetmeliğe, taşıdığı tarihsel ağırlık bakış açısı ile biraz yakından bakalım.

Siyasi partilerde kongreler çoğu zaman demokrasinin en görünür olduğu, fakat parti içi siyasetin en fazla tartışıldığı dönemlerdir.

Kâğıt üzerinde “kongre” vardır; sandık kurulur, adaylar çıkar, delegeler seçilir. Ancak asıl mesele, sandığın gerçekten üyelerin iradesini yansıtıp yansıtmadığıdır.

Yeni Parti’nin hazırladığı Kongreler Yönetmeliği ve Örgüt Başkanı Önseçimi Yönergesi bu açıdan dikkat çekici bir yaklaşım ortaya koyuyor.

En önemli tercih, il ve ilçe başkanlarının belirlenmesinde üyelerin doğrudan devreye sokulmasıdır. “Örgüt Başkanı Önseçimi” adı verilen modelde ilçe başkanı için ilçedeki, il başkanı için ise ildeki üyelerin sandığa gitmesi öngörülüyor. Üstelik yöntem gizli oy ve açık sayım esasına bağlanıyor.

Bu, Türkiye’de siyasi partilerin yıllardır tartıştığı temel bir probleme doğrudan temas ediyor: Örgüt başkanını üyeler mi belirleyecek, yoksa örgütün başındaki birkaç kişinin tercihi mi?

Yeni Parti’nin cevabı en azından yönetmelik düzeyinde üyeden yana.

Çünkü parti içi demokrasinin yalnızca kongre günü salonda kullanılan oylarla sınırlı kalmaması gerekir. Üyenin, kendi ilçe başkanını ve il başkanını belirleme hakkına sahip olması, örgütü yönetenlerle örgüt tabanı arasındaki mesafeyi azaltabilir.

Daha da önemlisi, sistem yalnızca “sandık kuralım” demiyor. Sandık kurullarının oluşumu, aday gözlemcileri, açık sayım, tutanakların ilan edilmesi ve itiraz mekanizmaları da düzenleniyor. Başkan adaylarının sandık başlarında gözlemci bulundurabilmesi ve sonuç tutanaklarının adaylara verilmesi, şeffaflık açısından olumlu düzenlemeler.

Bu yaklaşım, küçük görünen ama siyasetin güvenilirliği açısından büyük önem taşıyan bir ayrıntıyı da beraberinde getiriyor: Sonuç sadece açıklanmıyor, tutanak üzerinden görünür hale getiriliyor.

Delege sisteminde de önemli bir tercih var

Yönetmelikte delege dağılımının partinin son milletvekili seçiminde aldığı oylarla ilişkilendirilmesi de dikkat çekici.

İlçe ve il kongrelerindeki delege dağılımında seçim sonuçlarının esas alınması, örgüt temsilinin sandıktaki parti desteğiyle ilişkilendirilmesini amaçlıyor. Partinin ilgili seçime katılmamış olması halinde ise üye sayısının esas alınması öngörülüyor.

Bu sistemin avantajı açık: Delege dağılımında tamamen merkezden belirlenen keyfî bir model yerine, ölçülebilir bir kriter getiriliyor.

Üstelik 400 üyeden az ilçelerde bütün üyelerin ilçe kongre delegesi sayılması da........

© Antalya Körfez